Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
ÖMER BAYDEMİR

ÖMER BAYDEMİR

Tarih: 04.06.2015 13:51

Vakıflar ve Şeffaflık

Facebook Twitter Linked-in

Başka toplumlarda  nadiren  gözlemlediğimiz,vakıf gerçeği, bizim toplumumuzda  olabildiğince  yaygın olan  sosyal kurumlardır.Birçok kişinin bildiği gibi,İslam Tarihi"nde  ilk vakıf örneğini Hayber"in fethinde,  savaş ganimeti olarak  Hz. Ömer"e verilen arazinin vakf edilmesinde  tanık oluyoruz.Türk Milleti"nin  İslami Medeniyet Ailesi"ne girmesinden sonra; gerek Kur"anı Kerim"in,gerkse Hz. Peygamber"in hadislerinden mülhem,hızla vakıf yapılaşmalarına tanık oluyoruz.Özelikle Osmanlı"da bu günkü sosyal kurumların işlevini hep vakıflar yerine getirmiştir.Atalar mirası bu sosyal kurumlar hızla  yaygınlaşmada ve  çoğalmaktadır.Kahramanmaraş"ta  tarihi vakıfların  yanında ,onlarca  vakıf yapılaşması ve etkinlikleri hızla devam etmektedir.Doğal  olarak ;hepsi de Anayas"mız ve Medeni Kanun"umuz  doğrultusunda legal  faaliyetlerini sürdürmektedir.Halkımız  olaya sevgi bağıyla bağlı ve çok  saygılıdır.Bu sevgi ve bağlılığın odağında  güven duygusu esastır.Bu güven duygusunu şu  atalar sözüyle ifade etmiştir:""Vakıf malı yiyen iflah olmaz.Vakfın  mumunu yiyen kedinin gözleri kör olur.Vakıf malı kimseye hayretmez."" vs…

     Bu anekdottan yola çıkarak ,bir büyüğümüzle ilgili  anımdan söz edeceğim.Sene 1975,Khramanmaraş Ortaokulu müdürlüğü görevini yapıyorum.Okulumuzun mevcudu 1650-1700 civarında.Takriben 250 civarında  korunmaya muhtaç öğrencimiz var.Kahramanmaraş o yıllarda soyo ekonomik bakımdan ,bu günkü düzeyimizin çok altında…Okulun koruma derneği temsilcisi  Hasan Doğar amca,Din ve ahlak dersleri  öğretmeni Akif Ağır ve ben,  elimize  koruma derneğinin  makbuzunu  aldık, piyasaya  çıktık.Kıprıs Meydanı"nda  yazıhanesi olan  avukat ,rahmetli Ökkeş Çakmak"ın  yazıhanesine  uğradık.Öğrencimiz Özcan  Çakmak"ın babası.1978 olaylarında  gördüğü haksız muamelede böbrek harabiyetine uğrayan ve bu yüzden kaybettiğimiz  değerli büyüğümüz.

Bize hüsnü kabül gösterdi.Alım gücü hayli yüksek on lira teberruda bulundu.Makbuzunu verip çıkarken,bana işaretle kalmamı ifade etti.Başbaşa kaldık…Cüzdanından bir o lira daha çıkararak bana  hitaben:""Bu para daphanede basıldıktan sonra kaç ele değdi?Piyasada  eli değen insanalardan buna bir kir bulaşmış mıdır?Dokunan insanların bazılarının eline bu kirden bulaşan olur mu?Sen sen ol, bu hayır ve hasenat işinde sakın ola  paraya bulaşma,dokunma .Para insana  çok çabuk  leke getirir."" Nasihatında ve uyarısında bulundu.

öğüt ve nasihatı  kulağıma küpe edindim.Bu tür etkinliklerin içinde ,hizmet amacıyla  bulundum.Katiyen akçeli işlerin içinde bulunmadım.Bu anımı da  öğüt babında ,birçok öğrencimle,insanla  paylaştım.Haddimi aşıp ,kimseye  öğüt,nasihat verme  cüretini gösteremem.Hz.Peygamber armağanı vakıflar birer emanettir.Mütevellilerine,yöneticilerine çok büyük özveriler düşüyor.Özellikle güven konusunda ,her şey ayan beyan ortada olması gerekiyor.

Gözlediğim kadarıyla kentimizde  amaçları aynı birçok  vakıf  faaliyetini sürdürmektedir.Bu çokluk toplumumuzu yormaktadır.Böylesine yüce duygular taşıyan  insanlarımız sanki birbirinin muarızı gibi algılanıyor.Bu  vakıflarımız,birlikten kuvvet doğar  haletiyle bir konsensüste birleşerek hareket etseler daha yararlı olurlar diye düşünüyorum.Bölünmek güç kaybına neden oluyor.Sonuçta niyet salih olunca ,gene de hayatımızın vaz geçilmezlerinden olan vakıflarımıza omuz vermek gerekiyor.Çünkü ortaya hayırlı sonuçlar çıkıyor.Bu yazıya vesile olan yeni vakfımız da hayırlı  ve uğurlu olsun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —