Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
M. KEMAL ATİK

M. KEMAL ATİK

Tarih: 28.05.2015 12:54

Seyrani"nin Günümüz İnsanına Söyleyecekleri Var

Facebook Twitter Linked-in

Âşık Seyraniiçinde yaşadığı dünyayı, onun sefaletini, karmaşasını, ıstırabını, endişesini, çaresizliğini dile getirdi.Gönlünü ve zihnini toplumun iyileştirilmesine adadı. Özgür düşünmenin çilesini çekti. Özgürlüğe karşı olan dini ve siyasi otoritelerin gâh sevecen gâh acımasız eylemlerini bazen yergi üslubuyla bazen temkinli bakışlarıyla dile getirdi. Tüm baskılara rağmen en yüceyi, en üstünü aradı.Zihnini en üstün olanı aramada kullandı. Saygının, makam, mevki ve servete dayandırıldığı bir ortamda Hakk"a kul olmanın, birliğe ermenin yolunu aradı. Kibir ve gururun, gaddar, yalın,  bencil, riyakâr davranışların öne çıktığı bir ortamda sessiz kalmadı.Toplumun dertlerini dile getirdi.Yozlaşmış idarecileri, cehaleti, yolsuzluklara dini kisve büründüren sahte dindarları eleştirdi.Bedence ve ruhça bozulan insanların dünyalarını gelecek kuşaklara bir ibret aynası olarak sundu. Kötülük, hırsızlık, zulüm gibi kirli yaşamın tehdidi altında kalan toplumun güven ve istikrar özlemini dile getirdi. Yoksulluğun, haksızlığın, hırsız ve soygunculuğun topluma egemen oluşuna isyan etti. Halkın çileli yaşamını ve halkı sömürenlerin çirkin dünyasını ortaya koydu:

Şu fâni dünyaya geldim geleli

Kırıldı kanadım gülmedim felek

İyiler de şu âlemden göçeli

Adalete vicdan girmedi felek.

Hâkim olup hükmü ile duranlar

Milletin hakkını bilmeli felek

Mâsuma âcize zulüm verenler

Âdalet hakkından gelmeli felek

Seyrani, olmuş ve olabilecek önemli ülke sorunlarını, halk tabakaları üstüne yayılan cehalet karanlığının nasıl yaygın bir hale geldiğini dile getirdi: Görmüş yok cihanda cahilden vefa

 Vefa umup etme kendine cefa

Olur mu insana zehirden şifa

Fikretsingönülden ihvan olanlar

Seyrani, yaşamın kirli yüzünü şöyleanlattı:

 Padişah adına adalet dağıtanların

Yetim malı yemektir asıl sermayeleri

Dürüstlük kisvesi altında ticaretleri

Yetim mallarından rüşvet almaktır

Kanunların güçlüden yana, adaletin zenginden yana nasıl yürütüldüğünü, zor koşullar altında yaşayan yoksulların acımasız bir şekilde kaderine nasıl terk edildiğini dile getirdi:

Fukaranın hali Mevla"ya belli

Merhamet yok ağniyada(zenginde) ezeli

Buğdayın bir mutu(ölçek) oldu yüz elli

Muhtekire düştü fırsat bu sene

 

Seyrani tüm bunların günahını omuzlarında taşıyacak olanların aydınlar, dalkavuk bilginler, entrika ve rüşvetle yaşamayı meslek edinmiş idareciler, yargıçlar, kadılar, müftüler, halkı aldatan ve Yaratıcı ile sözcükler düzeyinde tanışık olan şeyh ve dervişler olduğunu söyledi:

Mahkeme rüşvetçi, fetva şüpheli, şahit yalan

Hakkı iptal eylemekten kadılar(hâkimler) ar eylemez.

Müdahin(Dalkavuk)olmasa âlemdeâlim

Ne haddi zulmetmek mazluma zalim

Zalimler zulmünden sonra mecalim (Gücüm) 

Kalmadı Ya rabbi bende el aman


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —