Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
HACI ALİ ÖZTURAN

HACI ALİ ÖZTURAN

Tarih: 08.12.2014 00:00

Türkiye"nin Dış Politikası

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye geçtiğimiz hafta Rusya devlet başkanı Vladimir Putin"i ağırladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile çok uzun saatler görüşmeler yapıldı. Gelinen noktayı özetlersek çok önemli bir tablo ile karşılaşacağız: Türkiye yavaş yavaş değil hızla doğuya kayıyor. Rusya, İran derken peşinden Çin ve Hindistan"la yakınlaşma olacak.

Türkiye şunu görmüştür: Amerika başta olmak üzere ne İngiltere ne de İsrail, Almanya, Fransa gibi batılı ve sömürge zihniyetli devletler Türkiye"nin dostları değildir, olmayacaklardır. Onlar sadece ve sadece sömürmeyi bilmektedirler. Bu devletlerden Türkiye"ye fayda gelmeyecektir.

İşte Türkiye bu fotoğrafı gördü ve birkaç yıldan bu yana gereğini yapıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakanlığından bu yana Birleşmiş Milletlerin, ABD"nin ve AB"nin çirkin yüzünü sık sık deşifre etti. Son olarak da "Dünya beşten büyüktür" diyerek Birleşmiş Milletlerdeki beş daimi üyenin dünyaya şekil vermesinin yanlış olduğunu haykırdı.

Amerika Tayyip Erdoğan ile eski liderlerimizi karıştırarak çok büyük bir hata yaptı. Erdoğan"ın çıkışlarını gelip geçici zannetti ama sonunda Türkiye gibi çok önemli bir ülkenin yanından uzaklaşmasını şaşkınlıkla izledi. Bu uzaklaşmayı önleyemedi. Şimdi Türkiye ile Rusya çok ciddi bir yakınlık içerisindedir. Doğalgaz boru hatlarından gıda alışverişine kadar, nükleer santrallerden sanayi anlaşmalarına kadar çok ama çok önemli anlaşmalar imzalandı.

Şunlar da konuşuluyor: Rusya İran Çin Hindistan ve Türkiye ekonomik ve siyasi anlaşma imzalayacaklar.

O zaman Obama"nın suratını görmek isterdim

Menderes döneminden bu yana Türkiye batıdan bir fayda görmedi. Kore"de Afganistan"da daha bilmem nerede her zaman fedakârlık yapan Türkiye bunların karşılığını göremedi. Sonunda ülkemiz kararını verdi ve viraja girdik.

Amerika İsrail ve Avrupa Birliği bu yakınlaşmayı asla istemeyecek ve de seyirci kalmayacaklardır. Bu yakınlaşmanın mimarı kuşkusuz ki Tayyip Erdoğan"dır ve hedefte öncelikle o olacaktır. Ne yapabilirler demeyelim, siyaseten ve fiilen her şeyi yapabilirler. Tayyip Erdoğan ve onunla birlikte hareket edenlerin çok büyük tehdit altında olduklarından eminim. Dilemeyiz ama bu işte bedel ödeme durumu olabilir. Bu bedel canla olabileceği gibi ekonomik krizlerle de olabilecektir. Buna hazırlıklı olmalıyız. Türkiye"yi (çok özlediği) tam bağımsızlık noktasına taşımaya çalışan bu insanlara çok kıytırık nedenlerle medyada muhalefet yapıldığını gördükçe muhalefetin bu olayın neresinde olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum.

Yorum sizin…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —