Tarihe geçmiş bir kişi olarak Sütçü İmam"ın türbesi, seksenli yılların içerisinde zamanın İl Müftüsünün teşviki ve önderliğinde, mimar Adil Öner Bey"in projesi olarak yapılmıştı. O tarihe kadar Sütçü İmam"ın, Uzunoluk civarında, halk arasında; Çınarlı Camii veya Uzunoluk Çınarlı Camii olarak bilinen, adını, göç ederek kentimize gelip yerleşen Bektut Türklerinden alan, Bektûtiye Camii bahçesinde sade bir mezarı vardı. Türbe yapılana kadar da yerli halk tarafından Sütçüimam yeteri kadar anılmazdı.
Türbenin bulunduğu alana batı
taraftan bitişik, türbe ile arasında kod farkı olan bir arsa vardı. Arsanın
zemininde, dışarıdan türbeyi ziyarete gelenlerin dinlenebilecekleri, onlara çay
ya da yöresel meşrubatlar gibi ikramlarda bulunulabilecek bir yer yaptırmayı,
türbe seviyesindeki üst kısma da zarif, yapımında daha çok camın kullanıldığı
bir kütüphane oturtmayı, orada bir ziyaretçi defteri bulundurmayı,
ziyaretçilerin duygularını aktarmalarına yardımcı olmayı planlamış ve
önermiştim. Çoklarımızın haberi olmasa da il dışından, Sütçüimam"ın mezarını
ziyarete gelen bir hayli vefakâr insanların olduğunu bu vesileyle burada ifade
etmek istiyorum.
Sonra zemine sessiz sedasız
bir salon yapımına başlandığını öğrendim. Proje detayları ile tam olarak
anlaşılmadan ve kaba hatlarıyla hatırda kalan şekliyle işin bitirilmesi
neticesinde estetikten yoksun, cazibesi olmayan bir yapı ortaya çıkmış oldu.
Kısa sürede yapımı tamamlanan
salona belediye yayınlarından az bir miktar kitap konuldu. Ücretsiz ikramların
yapıldığı bu alan belki biraz kuytuluğundan, biraz da basit bir yapı oluşundan
ilgi görmedi. Zaten genelde bu tür işlerin kaderi hep böyle olmakla beraber
insanları cezbedici bir tarafının olmaması da olumsuzluğunu artırmış oluyordu.
Şu anda Fevzi paşa Muhtarlığı o mekânda hizmet veriyor. Burada şunu anladım ki
alelade yapılan işler, halkın ilgisini çekmiyor. Bir de yönetici nereye, ne
zaman, ne yapacağını çok iyi hesap etmelidir ve her işi de zamanında yapılmalı
ama oldubittiye de getirmemelidir.
İlimizde tarihî eserler tahrip
veya tadil edilmekle kalınmamış, siluetlerinin bozulmasına göz yumulması ya da
izin verilmesi ile eserlere ikinci bir darbe indirilmiştir. Böylece başka bir
olumsuzluk daha icat edilmiştir.
Çok sayıda verilecek örnek
bulunmasına rağmen Ulu cami"ye bakmak yeterli olacaktır. Bir tarafta
yükseltilen yol kodu ile cami mahkûm edilirken, diğer taraftan da daha önce
kuzey doğu tarafına yapılan stadyum görünümlü tuvaletlerle yeni bir çirkinlik
ve olumsuzluk, caminin aslî görüntüsünü perdelemişti. Yakın denilebilecek
zamanda kaldırılan eski tuvaletlerin yerine yapılan, şu andaki abdestliğin
kubbeleri ile alana bu sefer de farklı bir olumsuzluk ilave edilmiş oldu. Kuzey
tarafında cami derinliğinde yükselen yolun, cami siluetini etkilediği yetmezmiş
gibi bir de abdestliklerin kubbeleri ile cami, kuzey taraftan görünmez hâle
getirilmiştir.
Ulu Cami"nin silueti, ayakkabı
boyacıları için kuzey taraf alana konulan kulübe ile bir kere daha
gölgelenmiştir. Bu da eskilerin hatası değildir herhalde.
Beğenilir ya da beğenilmez,
iyi ki cami restore edildi de hiç değilse caminin ana gövdesi tam olmasa da
ortaya çıkmış oldu. Burada şunu belirtmem gerekir ki; daha önceleri soğuk ya da
sıcağa karşı korunamayan ayakkabı boyacılarının korunmaya alınmış olması
elbette ki iyi ve olumlu bir çalışmadır, ancak o kulübenin yeri kesinlikle
orası değildir.
Belediyede bulunduğum zamanda,
Trabzon Bulvarı üzerindeki Özel İdare Binası ile hemen yanı başındaki banka
binası arsında bulunan, mülkiyeti Özel İdare"ye ait boşluğa ve ana gövdesi
Şelale Park içinde kalacak şekilde Trabzon Bulvarı"na veya Zübeyde Hanım
Caddesi"ne cepheli, estetik birer lostra salonu yapılmasını planlamıştım. İlk
önce Özel İdare Binası yanındaki boşlukla ilgili düşüncemi Belediye Başkanına
söyledim. Bana biraz beklemem söylendi. Aradan bir müddet zaman geçtikten sonra
burası için "elini çabuk tut" denildi. Yazılı talepte bulunmamıza karşılık,
Valilikten şifahî olarak şahsıma, o alanın Kızılay"a verilmesinin düşünüldüğü
söylendi, hâliyle talebimize olumsuz cevap verilmiş olundu.
Daha sonra o boşluk alana
Kızılay adına, basit, kulübemsi bir baraka konuldu. Arada kalan diğer boşluk da
bir kısım makine aksamı konularak dolduruldu. Hakkı olmadığı halde bankanın,
kendi duvarım hesabından, klimaların motor aksamlarını duvara peş peşe monte
etmesi yetmezmiş gibi o alanın hemen yanı başına sıra verdi banka ATM"leri
yerleştirildi. Böylece şehrin en merkez yerinde, tam bir görüntü kirliliği
oluşturuldu.
O alan Kızılay"a tahsis
edilmesine rağmen Kızılay"ın kan bağışı toplayan otobüsü, Bahçelievler Camii
önü ile Şelale Park tarafında, yolun içerisini kendisine mesken edindi.
Ayakkabı boyacıları için toplu
halde bulunabilecekleri uygun yerlerde lostra salonları yapılması modern bir
kent için zaruri ihtiyaçtır. Elbette ki bu kişiler dükkân kiralayacak, işyeri
çalıştıracak güce sahip değillerdir. Bir kentin ihtiyaçları arasında bu hizmet
sektörü de bulunduğuna göre yerel yönetimler bu ihtiyacı karşılamak
zorundadırlar. İmar planları yapılırken bu birimler için yer ayrılmamış olması
büyük bir hatadır. Daha önce de belirttiğim kent tuvaletleri, lostra salonları,
dinlenme yerleri, ibadethaneler, her kademeden okullar, üniversite, hastaneler,
kreşler, okuma salonları hatta emzirme odaları, çocuk bakım odaları bir kentin
tabii ihtiyaçlarındandır. Şehir imar planında bu yerler ayrılmamışsa, o imar
planı ne işe yarayacaktır, imar tadilatları, bunlara dikkat edilmeyen imar
planları üzerinde yapılmıyorsa o tadilatlar başka ne için yapılmış olacaktır?
Müdahalelere rağmen Başkan Yardımcılığı
görevini en verimli bir şekilde kullanmak için azami gayret sarf ettim.
İlimizin güzelleştirilmesine ve gelişimine katkıda bulunmak, her zaman birinci
önceliğimiz olmuştur. Bu maksatla her şeyi değerlendirmek istiyordum. Yapmak
istediklerimden birisi daha böylece sonuçsuz kalmıştı. Ayakkabı boyacıları için
şehir merkezinde, buralardan daha elverişli başka boş alanlar da zaten yoktu!