Elbette ki ölümsüz insan yoktur, Allah"ın takdir ettiği vakit geldiğinde her canlı ölümü tadacaktır. Kimi kişiler vardır ki ölümleri ile birlikte adları sanları ortalıktan silinir, kimileri vardır ki yaşarken bir şekilde kendilerinden söz ettirirlerken arkalarında olumlu bir şey bırakmadıkları için sonlarını kendileri hazırlarlar, kimileri de vardır ki öldükten sonra uzun zaman, belki de kıyamete kadar adlarından söz edilir. Bir insan için önemli ve itibarlı olanı da öldükten sonra unutulmamaktır. Bunların en önemli mirasları da budur.
İyi işler yapmadığı halde bir
kişinin yüzüne karşı iyi şeyler yaptığını söylemek kötülük olur, yalan olur,
iyi işler yapanın yüzüne karşı bunu söylemek riya olur, iyi işler yapan ve
başaran kişilerin arkasından hakkı teslim etmemek ise haksızlık olur.
2005 yılı yerel seçimleri
çalışmaları kapsamında, bir grup arkadaşlarla beraber Selçuk Sitesi esnaflarını
ziyaret ettiğimiz sırada, şehrimizle ilgili iki önemli durumu birden gözlemleme
ve tespit etme fırsatım oldu. Birisi; kadın ayakkabısı üretiminde ilimizin,
Türkiye sıralamasında İzmir"den sonra ikinci sırada yer aldığını öğrendim ve
gerçekten hem onur duydum hem de hâlihazır ve gelecekte ilimiz ekonomisine
katkısı bakımından yine hem mutlu oldum, hem de umudum büyümüştü!
İkinci duruma hem üzüldüm ve
suçlandım, hem de o saatten sonra da olsa iyi bir iş başarma fırsatı doğduğu
için ufkumda hayra açılan bir kapı gördüm. İmkânsızlıktan dolayı bu esnaf
kardeşlerimizin işyerlerine kendi iradeleri ile asmakat gibi bölmeler
yaptıklarını ve bu bölmede iki büklüm vaziyette ayağa kalkabildiklerini, sadece
oturarak çalışma imkânı bulabildiklerini, bu arada yapıştırıcı olarak bali veya
benzeri yapıştırıcılar kullanmak suretiyle sağlıklarını iki sefer tehlikeye
attıklarını gördüm. Her para kazanmak zorunda olanlar gibi bu kardeşlerimiz de
işlerini yürütmek zorundaydılar! Onlar da işlerini işte böyle yürütüyorlardı!
Şahsım itibarıyla bu
esnaflarımıza bir site yapılması için hemen seçimden sonra çalışma yapılması
adına, işin takipçisi olacağıma söz verdim. Sözümde durdum ve işi takip ettim.
İmar Müdürlüğümüz ekipleri, Küçük Sanayi Sitesi ile Doğukent arasında bir arazi
üzerinde bir hayli çalışma yaptılar. İşlemlerin tamamlanmasına ramak kaldığı
halde anlayamadığım bir bahaneyle bu çalışmadan vazgeçildiğini öğrendim. Bir
işte yetki tamamen elinizde olmadığı zaman belirli çizgiden ötesine
geçemiyorsunuz. Bu işte de öyle oldu! Hâlâ bu esnaflarımıza bir site
kurulamadı, onlar aynı zor şartlarda işlerini yürütmektedirler. Peki, kim
kazandı, kim kaybetti?
Devlet imkânları ile bile bazı
işlerin yapılmasındaki zorlukları da, kimi devletin imkânlarını keyfi
tasarrufları ile kullananları da biliyorum. Elinde imkânlar olup da doğru
kararlarla halkın yararlanacağı işlere yatırım yapmayanlar kendilerini zorlu
hesaba hazırlayabiliyorlarsa hazırlasınlar! Bu işin ayrı bir yönü. Bu,
yetkilerini doğru kullanmayanların kendi sorunları olduğu kadar bunların
bilinmesi de gerekir diye düşünüyorum. Hele bir de bunları görüp bildikten
sonra, imkânsızlıklar ya da sınırlı imkânlarla çok önemli işlere imza atanları
minnet ve rahmetle anmanın hem gerekli hem de insanî bir görev olduğunu daha
iyi anlıyorum. İşte birkaç gün önce ahirete irtihal eden Nuri Arıkan"ın bunlardan
biri olduğunu buradan ifade etmek istiyorum.
Binlerce esnafa işyeri, on
binlerce, belki yüz binlerce insan için geçim kaynağı olan Küçük Sanayi
Sitesi"nden söz edildiğinde Nuri Arıkan ismini hatırlamamak mümkün değildir. O,
birkaç arkadaşı ile bir araya gelerek Kahramanmaraş adına çok büyük bir iş başarmıştır.
Daha modern olabilirdi ama zorlukların buna imkân vermemiş olduğunu
düşünüyorum. Eğer bu site yapılmamış olsaydı ilimizin sanayisi bugün bu
seviyede olmayacaktı. Bir organize sanayi bölgesi içerisinde olması gereken
birçok işyerinin hâlâ bu site içerisinde bulunuyor olması bunun kanıtıdır işte.
Cemal Tanrıverdi ve rahmetli
Murat Demir ile birlikte 2005 yılı yerel yönetimler seçimi kapsamında şehrimiz
için hazırladığımız Seçim Beyannamesi"ne, Şeyh Adil Mezarlığı batısında bulunan
eski sanayi bölgesinde kentsel dönüşüm yapılacağını yazmıştık. Bu, bir çalışma
manifestosu idi. Biz bir proje ortaya koyduk ama uygulama için yeterli ve
gerekli çalışma yapılmadı veya yapılamadı! O gün bugün olay hâlâ çözümlenemedi.
Bir kentin imarında günü kurtarmak yerine, zor olsa da, geç tecelli etse de
köklü ve kalıcı işler yapmak esas olmalıdır. Kâğıt üzerine çizilmiş bir proje
yoktu ama ilgili yerlerle bunu şifahen değerlendirmiş ve seçim beyannamesine de
onun için yazmıştık. Eğer o proje hayata geçirilseydi, kent merkezinde bu gün
için park ve ulaşım sorunu diye bir olumsuzluk olmayacaktı.
Bu yazdıklarımdan dolayı canı
sıkılanlar olacaktır, olsun, bunların bilinmesinde de fayda olduğunu
düşünüyorum. Hâl böyleyken yani her türlü imkâna rağmen yapılamayanlara
karşılık yaklaşık kırk yıl öncesinde imkânsızlıklarla adeta boğuşularak yapılan
Küçük Sanayi Sitesi gibi devasa bir çalışmayı başarı ile bu günlere getiren
Nuri Arıkan ve arkadaşlarını rahmetle anmak boynumuzun borcudur. Küçük Sanayi
Sitesi"nde benim bir işyerim, arsam yok ama hemşehrilerimizin işyerleri var,
halkımız buradan ekmek yemektedirler, benim mutlu olmama bu yeterli bir
sebeptir işte.
Sanayi Sitesi başlı başına bir
başarıdır, ancak Nuri Arıkan"ın kente katkısı bununla bitmemektedir tabi.
Kentin en eski ve köklü yerleşim yerlerinden biri olan Divanlı Mahallesi"nde
dört kata kadar bina yapımı için imar izni verilmesini belediye meclisine
teklif etmiş fakat olumlu cevap alamamış. Aslında doğru bir teklif bile olumlu
bir katkıdır. Bu teklifin kabul görmemesine çok üzüldüğünü, yakın gelecekte bu
ve benzeri mahallerin sakinleri tarafından terk edileceğini bizzat kendisinden
dinlemiştim. Nitekim öyle oldu. Sit alanı ilan edilen bu eski mahalleler, asıl
sakinleri tarafından terk edildi. Buralar ve dolayısıyla kent, büyük bir kültür
değişimi yaşadı. Aradan bunca geçen zamandan sonra kentsel dönüşüm gündeme
gelmeye başladı. Eğer teklif o gün karşılığını bulsaydı, Nuri Arıkan ile
birlikte daha niceleri bu değişimin mimarı olacaklardı!
Belediye Başkan Yardımcılığı
yaptığım yıllarda nerede ki tamamına yakınına katıldığım İl Koordinasyon Kurulu
toplantılarına, hiç aksatmadan katılan isim kuşkusuz Nuri Arıkan idi. Sorduğu
sorularla, yapılan işlerin nasıl ve niçin yapıldığını, yerine göre sorgular,
yerine göre de iyice anlaşılmasını sağlardı. Şahsım adına sorduğu her soruyu
cevaplamaktan hem ben mutlu olurdum hem de açıklamalarımdan dolayı kendisi
mutlu olduğunu ifade ederdi.
Bana göre Nuri Arıkan sınırlı
imkânlarla, devlet imkânlarını kullanma yetkisi olan kişilerin çoklarından daha
fazla hizmet üretmiştir bu kentte. Ben bildiklerimin ve gördüklerimin bir
kısmını buradan aktarmaya çalıştım. Arkasından rahmetle anılmak isteyenlere
örnek olabilir belki. Allah"ın rahmeti sınırsızdır. Bu vesileyle bir kere daha
ona Yüce Allah"tan rahmet diliyorum.
İbret olsun hiç değilse.