Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
M. Nedim Tepebaşı

M. Nedim Tepebaşı

Tarih: 15.04.2014 00:00

Umutla Yaşamak İstiyorum (Kutlu Doğum Haftası)

Facebook Twitter Linked-in

İyilik ve güzellik adına yapılan her şeyin bir şekilde faydasının olduğuna inanır, takdir ederim, yeter ki yapılan işin içerisinde art niyet olmasın! Ancak, rahmetli Necip Fazıl"ın "Marka Müslümanlığı" deyimini ve "Güneşi ceketimizin astarı içinde kaybetmiş" olduğumuz halde uzaklarda arama benzetmesini de önemserim. Hakikati aramak bir tarafa, cahil (!) rolü yaparak sorumluluktan kurtulduğunu zannedip ahmaklık derekesine düşenlerden olmaktan da korkarım! Her şeyin ayan beyan ortada bulunduğu ve her şeye erişme imkânının bu kadar rahat olduğu bir zamanda, gerçeklerden uzak kalmayı çıkarlarına daha uygun görenlerden olmaktan ve ikiyüzlülerden Allah"a sığınırım!

Âlemlere rahmet olan Peygamber Efendimizi, yılda bir kere, bir kısım etkinlikler (!) icra ederek hatırlayabilmiş olmaktan, onun hayatını yaşama azminde olamayışımızdan, başkalarını onun yerine koyma gibi destursuz davranışlardan duyduğum mahcubiyetimi ona arz etmek isterim.

Bizzat Allah Teâlâ"nın:"Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah`a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah`ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." (Ahzab 33/21 Meal: Diyanet Vakfı) buyurduğu ayet-i kerimeden habersiz olmak yakışık almadığı gibi bilip de haberi yok gibi davranmak Müslüman hiçbir kişiye yakışmayacaktır, yakıştıranlara sözüm yok demeyeceğim, çünkü yakışmaz, yakışmadığı için de hep kaybedenler sınıfında olduğumuzun hiç değilse bilinmesini isterim.

Senede bir de olsa onu hatırlamanın, onun adına güzel işler yapmanın mutlak iyi olduğunu kabul ederken, sadece kısıtlı zamanları ona ayırmanın şık olmadığını, bu davranışın bir yenilgiyi içinde barındırdığını artık herkes görsün isterim.

Evinden, annesinden, babasından kaçan, sonra da bu kaçışın kendisine pahalıya mal olacağını anlayıp yuvasına dönen çocuk misali, bilerek veya bilmeyerek terk edilen, uzaklaşılan peygamber sığınağına dönülecek günü hasretle bekleyenlerden sayılmak isterim. Her ne zaman kendisine varılsa asla reddetmeyeceği umuduna sıkıca yapışmak istiyorum.

En sıcak bir zamanda, serinleten, ferahlatan, naif ve latif bir esinti misali tenimizi saran, onun, kendisinden sonra gelenler için söylediği; "Kardeşlerim!" sözüne muhatap olmak bile dünyadaki her şeyden daha kıymetli olduğunu unutmayıp bu iltifatın hakkını verenlerden olmayı temenni ederim.

Hayat elbette ki onunla yaşamak suretiyle bir anlam kazanacaktır. Onsuz yaşanan hayata hayat gözüyle bakanlar kendilerini sorgulamalı, tekrar bir daha sorgulamalıdırlar.

Ey Nebi (sav) !Seni bize gönderdiği için Allah"a hamd etmeyi görev biliyorum!

Ey Nebiyyi Zîşan! Salât ve selam sana olsun! Sen kardeşlerini bırakmazsın, kardeşlerin olarak bize sahip çıkacağına dair umutla yaşamak istiyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —