Duhân Suresi
7: Eğer kesin olarak inanıyorsanız (bilin ki
Allah), göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
12: (İşte o zaman insanlar:) Rabbimiz! Bizden
azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).
13: Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine
gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti.
28: İşte böylece biz de onları başka bir topluma
miras bıraktık.
29: Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara
mühlet de verilmedi.
30: Andolsun biz, İsrailoğullarını o alçaltıcı
azaptan kurtardık.
31: Yani Firavun`dan. Çünkü o bir zorba idi,
aşırı gidenlerdendi.
32: Andolsun biz İsrailoğullarına, bilerek,
(kendi zamanlarında) âlemlerin üstünde bir imtiyaz verdik.
34-36: Onlar (müşrikler) diyorlar ki: İlk
ölümümüzden sonra bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz. Doğru
söylüyorsanız, atalarımızı getirin.
38: Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında
bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık.
51-53: Müttakîler ise hakikaten güvenilir bir
makamdadırlar. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak
atlastan giyerek karşılıklı otururlar.
54: İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri
gözlü hûrilerle evlendiririz.
55: Orada, güven içinde (canlarının çektiği) her
meyveyi isterler.
56: İlk tattıkları ölüm dışında, orada artık ölüm
tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur (sürekli hayata
kavuşmuşlardır).
58: Biz onu (Kur`an`ı), öğüt alalar diye senin
dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.
Lokmân Suresi
Ayet no:
10: O, gökleri görebildiğiniz bir direk
olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her
çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan
çift çift bitirdik.
11: İşte bunlar Allah`ın yarattıklarıdır. Şimdi
(ey kâfirler!) O`ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır
(gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.
31: Size varlığının delillerini göstermesi için,
Allah`ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görmedin mi? Şüphesiz bunda, çok
sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
33: Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten
sakının. Ne babanın evlâdı, ne evlâdın babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği
günden çekinin. Bilin ki, Allah`ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi
aldatmasın ve şeytan, Allah`ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.
34: Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak
Allah`ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse
yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez.
Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.
Câsiye Suresi
4: Sizin yaratılışınızda ve (Allah"ın)
yeryüzünde yaydığı canlılarda, kesin olarak inanan bir toplum için ibret verici
işaretler vardır.
5: Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah"ın
gökten indirmiş olduğu rızıkta (yağmurda) ve ölümünden sonra yeri onunla
diriltmesinde, rüzgârları değişik yönlerden estirmesinde, aklını kullanan
toplum için dersler vardır.
10: Ötelerinde de cehennem vardır. Kazandıkları
şeyler de, Allah"ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez.
Büyük azap onlaradır.
12: Allah o (yüce) varlıktır
ki, emri gereğince içinde gemilerin yüzmesi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız
için ve de şükredesiniz diye denizi size hazır hale getirmiştir.
13: O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi
katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen
bir toplum için ibretler vardır.
17: Din konusunda onlara açık deliller verdik.
Ama onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki çekememezlik yüzünden
ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet
günü aralarında hüküm verecektir.
18: Sonra da seni din konusunda bir şeriat sahibi
kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin isteklerine uyma.
20: Bu (Kur"an), insanlar için basiret nurları,
kesin olarak inanan bir toplum için hidayet ve rahmettir.
24: Dediler ki: Hayat ancak bu dünyada
yaşadığımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizi ancak zaman helâk eder. Bu hususta
onların hiçbir bilgisi de yoktur. Onlar sadece zanna göre hüküm veriyorlar.