Sevgili Okuyucularım, Açılım
Paketinin açıklanmasının hemen ardından ABD, paketin önemli bir ilerleme ve bu
açıdan memnuniyet verici olduğunu söylerken, Heybeliada Ruhban Okulu"nun
yeniden açılması ve ekümeniklik konularının pakete dahil edilmemesinden ise
hayal kırıklığı duyulduğunu açıkladı. ABD Yönetimi Türk Hükümeti ile olan
temaslarında ne hikmetse her fırsatta Heybeliada Ruhban Okulu"nun yeniden
açılmasını ve ekümenliğin tanınmasını dile getirmektedir.
Heybeliada Ruhban Okulu"
nun kapılarının öğrenime yeniden
açılması meselesi, Fener Rum Patrikhanesi"nin
"ekümeniklik" iddialarıyla
birleşerek, son yıllarda Türkiye üzerinde yoğun bir siyasal baskıya
dönüşmüş bulunmaktadır. Bu iddialara göre; "
Lozan"da azınlık okullarına
tanınan bir takım haklar zaman içinde Türk Hükümetleri tarafından geri alınmış;
Heybeliada Ruhban Okulu"nun kapatılmasıyla da Rum-Hıristiyan azınlığın din
özgürlüğü" engellenmiştir".
Sevgili Okuyucular, Bir
anlamda Hıristiyan birliğini sağlama gayesini ifade eden Ekümeniklik Lozan
anlaşmasıyla kaldırılmıştır. Bilindiği üzere Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1924"te
Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya,
Sırp-Hırvat-Sloven Devletleri ile Türkiye Devleti arasında imzalanmıştır. Bu
antlaşma Türkiye Cumhuriyeti"nin kurucu belgesidir.
Lozan Antlaşması ile gayrı
müslimlere ülkede huzur ve güven içerisinde yaşayacakları bir ortam
sunulmaktadır. Ayrıca Lozan"dan sonra Patrikliğin siyasi ya da yönetime ilişkin
işlerle bundan böyle hiç uğraşmayacağı, sadece din alanına giren işlerle
yetineceği konusu garanti altına alınmıştır. Lozan"da Patriğin statüsü belli
olmasına rağmen son yıllarda, özellikle Türkiye"nin Avrupa Birliği süreci
içerisinde Patrik Bartholomeos"un birtakım açıklamalar yaptığını görüyoruz.
Örneğin, Fener Rum Patriği Bartholomeos, 2002 Mayısındaki bir röportajında
şöyle diyor. "Ekümeniklik, Rum Patrikhanesi"nin ekümenik konsillerde kazandığı
bir sıfattır. Bu tarihi bir ünvandır; hiçbir siyasi mahiyeti yoktur. Ben bu
tarihi sıfattan feragat edemem. Şimdi kalkıp da Patrik ekümenik olmak istiyor
diyorlar. Hâlbuki zaten ekümenik."
Bartholomeos, bu ifadeleri
kullanarak ekümenikliğini ilan etmiş oluyor. Lozan"dan sonra statüsü belli olan
Patrik nasıl oluyor da bu kadar rahat bir tavır ile ekümenikliğini ilan edebiliyor?
Yalnızca bununla kalınmıyor. 1 Aralık 2004"de İstanbul Ritz Carlton Otelinde
Bartholomeos onuruna verilecek olan yemeğin davetiyesinde Patrik"ten ekümenik,
Yeni Roma ve Konstantinopolis"in Baş Piskoposu olarak bahsediliyor.
Davetiyelerde bahsedilen Yeni Roma neresidir? Ve ne hakla İstanbul için
Konstantinopolis ifadesi kullanılmaktadır? Yeni Roma ve Konstantinopolis
ifadeleri Lozan Antlaşmasına ters düşen ve Patriğin siyasi amaçlarını
doğrulayan ifadelerdir.
2 Aralık"ta da Ankara Hilton
Otelinde ABD Büyükelçisi Eric Edelman onuruna düzenlenen resepsiyonun
davetiyesinde Bartholomeos"tan ekümenik olarak bahsediliyor. Bu davetiye, ABD"
nin ekümenikliği desteklediğini apaçık gözler önüne sermektedir.Patrikhane"nin
siyasi amaçlarını ortaya koyan ve Lozan"a ters düşen bir başka örnek ise,
Patrikhane"nin internet sitesinde İstanbul yerine Yeni Roma ve Konstantinopolis
ifadelerinin kullanılmasıdır. Bu ifadelerin kullanılması sebebiyle bilişim
suçları kapsamında Patrikhaneye dava açılıyor fakat hiçbir netice alınamıyor.
Bunların yanında Patrik
Türkiye"nin Avrupa Birliği ile ilgili adımlardan faydalanmak istiyor ve
Vatikanvari bir devlet kurma yönünde çabalarını hızlandırıyor. Patrik
Bartholomeos basına yaptığı açıklamalarda Türkiye"nin Avrupa Birliği üyeliğine tam
destek verdiğini söylüyor. Patrik bir yandan siyasi amaçlarla ekümenik sıfatını
kullanırken bir yandan da devlete destek veriyor gibi görünmeye çalışarak
ikiyüzlü bir görünüm sergiliyor. Patrik, aslında Türkiye"nin Avrupa Birliği
sürecinden faydalanmak istiyor ve amaçlarına ulaşmak noktasında faaliyetlerini
gizliden gizliye hızlandırıyor.