Giderek mahalli seçimlerin
seçim sath-ı mailine giriyoruz. Türkiye genelinde farklı, farklı görüntüler ve
bu farklı görüntülere yansıyan yorumlar var. Bazı illerde ise, şimdiden her
şeyin ayan beyan görüldüğü durumlar söz konusu. Tabii bu yargıya, ister istemez
bir önceki seçimlerde partilerin aldıkları oy oranları damgayı vuruyor.
Birbirinin simetriği olan: Konya, Şanlıurfa, Kayseri, Kahramanmaraş gibi
illerde durum birbirine çok benzerlik arz ediyor. Bu kentlerdeki kamuoyu her
şeyi peşinen kabullenmiş durumda. AKP"nin dışında kimsenin şansı olmadığı için,
vatandaşlar nezdinde farklı mülahazalar ortaya konmuyor. Alan razı, satan razı
Muhalefetsiz çekişmesiz, heyecansız bir seçim süreci yaşanacağı ayan beyan ortada.
Vatandaş nezdinde konuşulan tek konu; ortaya çıkan adaylar profili. Bir ön
seçim, aday yoklaması olmayacağı için de adaylar da kolayına kendi adını açığa
vurmuyor. İşin içinde aday olup bunu haysiyet meselesi yapıp mahcup olma da
var
Aday saptamasında, AKP"nin çok muğlâk, anlaşılmaz geliştirdiği bir yöntem
var. Zevahirde, bir teammül yoklaması, akademisyenler aracılığı ile yaptırılan
kamuoyu yoklaması var. Ama bu da yüzde yüz ölçüyü oluşturmuyor. Yine de maruf
gücün, insiyaki olarak istediği oluyor. Bu gücü aşmak, merkezi otoriteye
kendini kabullendirmek çok zor. En etkin yöntem; çeşitli platformlarda, çeşitli
lobiler aracılığı ile kendini gündemde tutmaya yönelik oluyor. Bir şekilde
etkinlik hususiyetlere endeksleniyor. İşin doğasında bu var. Yavaş yavaş gün
ışığına çıkıp aday adaylığını lanse edenlerin çeşitli kategorileri var
Birinci gurupta olanlar; tabii
iktidar portföyünde bu kentte partili olarak ben de varım. İş hayatında, bürokraside
işlerinin daha sağlıklı yürümesini düşünerek adaylığının iş bitirici olmasını
düşünen aday adayları. Bir iki gazete ilanı, bir iki broşür buna yeter de
artarda. Bu partili olup da kayırma ve
himaye edilme hastalığı
çok partili hayata
geçişimizden bu yana sürmektedir. Her platformda, anılırken partimizin
fiş mekân adayı denir, işlerimiz o ölçüde kolaylaşır
İkinci kategoridekiler;
geçmişte baht açıklığı yaşayıp da bu maruf adaylıkla bir yerlere gelen eski
siyasiler
Adam bir kez koltuğun tadını almış, onun bağımlısı olmuş, hırs ve
tama ile yaşına başına, yıpranmışlığına, usandırmışlığına bakmadan, açığa
vurmasa da aday adaylığını lanse etmektedir. Mevcut yapıyla gerçekte bir
müştereki yok. Sanki yukarıdaki bunu bilmiyor. Karşılıklı suret-i haktan
samimiyet. Bilseler bu millet kendilerini olabilecekleri en yüksek
düzeye taşıdı. Lütfen
gençlerin ve bu işe liyakatli olanların önünü kapatmasınlar. Ahir ömrümüzü
yaşıyoruz, bu dünyanın ötesi de var
Üçüncü kategoridekiler,
kofluğuna, boşluğuna, basresizliğine rağmen, çevrelerindeki çıkarcı gurubun
pohpohlamasıyla aday adayı olanlar. Hasbel kader ekonomik doyuma ulaşmış ya da
bir makamı işgal etmektedirler. Kerameti kendilerinden menkul sanırlar. Kendi
üzerinde ince hesabı olanlar de kendini dolduruşa getirirler. Mevcut konumuna
da kendi de kemik yalayarak gelmişlerdir. Bakarsın bahtı açılır, bu siyasi
atraksiyonu bir üst konuma taşır. Tabii gene olan bu liyakatsizler yüzünden
devlete olur.
Dördüncü katagoridekiler;
ekonomik, siyasal gücü elinde bulunduran elitlerin aday adayıdır. Onlar ileriye
yönelik kendi stratejileri için bir lobi oluştururlar. Adaylarını belirleyiciye
lanse ederler. Genelde de, çoğu zaman, bunların lanse ettiği kişi ön plana
çıkar. Bu elitin elindeki ekonmik güç ve saygınlık, kitleleri harekete geçirme
özelliğine sahiptir. Seçimler döneminde birçok şeyi finanse etme güçleri
vardır. En güçlü aday bu kaynaktan çıkar
Beşinci kategoridekiler;
Hasbetenlillah (Allah rızası için) hizmet ettiğine inanan mevcut yönetimdeki
seçilmişlerdir. Bunlar; liyakat, bilgi, düzeyleri kadar, elan hizmet üretenlerdir.
Kapasiteleri kadar yararlı olmaktadırlar. Varını veren utanmamıştır. Vicdanları
rahatlık içinde olan insanlardır. Kişisel çıkar sağlama yönünden lekesiz
insanlardır. Her hareketlerinin hasbi olduğuna inanlardandırlar. Bu hasbiliklerine
güvenirler. Geçmişe yönelik aktiviteleri ile günümüz aktivite ve dinamizmleri
arasında dağlar kadar fark vardır. Son dönemde dinamizm göstermektedirler.
İkinci adamlık ve yetişmiş kadro olarak handikapları vardır. Bu yüzden bütün
inisiyatif tek adamda toplanmıştır. Bu da dağınıklık, plansızlık tevlit
etmektedir. Bu katagorideki insanın, bahtı açık, ümit var bir kimlik
taşımaktadır.
Altıncı kategorideki aday
adayı zümresi ise; erekleri, itibariyle aynı homojen özelliği taşıyan, dernek,
vakıf, cemaat, tarikat orijinli aday adayları
Onların ortaya koydukları manevi
atmosfere bağlı olanlar bunu değerlendirmek isterler. Gerçekte diğer aday
adayları da bu lobinin desteğini almaya özen gösterirler. Bu zümreler daha çok
belediye meclislerinin oluşumunda etkin rol oynarlar. Hatta bu oluşumlara
seçilebilinecek konumdaki yerlerden kontenjan tanınır. Bu işin nirengi
noktasında daha çok, imar, müteahhitlik hizmetleri ve ihalelerle ilgili ilinti
vardır.
Yedinci kategoridekiler;
siyasetin uzun soluklu bir maraton olduğuna inanıp da sabır ve sebatla sıranın
bir gün kendisine geleceğine inananlar
Uzun zaman, diliminde kimseyle muarız
olmadan bir hevesi olmadığı imajını uyandırarak herkese mavi boncuk dağıtarak
duygularını içlerinde saklamışlardır. Artık sıranın kendilerine geldiği mesajını
verirler. Bakalım seçici, bu ve buna benzer aday adaylarının bu erdemini önemsiyecemmi?
Yoksa elinize sağlık, bir başka bahara mı diyecek? O kişilerin enerjisi içinde
ölecek ve yazık olacak
Suyun gözünde nöbet tutmanın bir ödülü olacak mı?
Tefekkür edince aday
adaylarına ilişkin bu profiller akla geliyor. Yaptığım bu değerlendirmenin
başbakanın Kahramanmaraş ziyaretinde açıklayacağı adaylara ilişkin olarak
hangisine denk geleceğini ben de şimdiden merak ediyorum. Bütün temennim,
dileğim, niyazım isabetli bir ismin topluma lanse edilmesidir. Kahramanmaraş
olarak bir geçiş dönemi yaşayacağız Allah hakkımızda hayırlı olanı tecelli
ettirsin