Mübarek Ramazan ayının sonuna yaklaştığımız şu günlerde
orucun hikmetleri ve kazanımlarına dair birkaç fikir beliriyor zihnimde.. .
Allah rızası için oruç tutan mümin, Rahmanın has kulu oluyor.
Birçok mükafat ve müjde var oruçluya ama benim dikkatimi en çok çeken "REYYAN"
kapısıdır. Hz Peygamber (sav) in belirttiğine göre Cennette sadece oruçluların gireceği kapı
Yani müminin orucu Allahı öyle mutlu ediyor ki kulunu affediyor, cennetle şereflendiriyor fakat herkesten ayrı bir yanı olduğu belli
olsun diye VIP BİR KAPI tahsis ediyor.
Bir tek Ramazan ile 80 senelik hasenatı müjdeliyor Yaratan
Oruca mükafat olarak da bir üst sınır belirtilmiyor mesela. Sırf Allah rızası
için tutulan oruç hem geçmiş günahlara kefaret oluyor hem kötülüklere de kalkan
oluyor
Rahmet içinde rahmet, ikramdan öte ikram
"Oruçlunun iki sevinci vardır birisi iftar anındaki sevinci,
diğeri de tuttuğu oruçla Allaha kavuşup mükafatına erdiğindeki sevinci"
buyuruyor Hz Peygamber (sav). Yani oruç
tutana ahiret mükafatının yanında dünyada da farklı bir sevinç vaat ediliyor
hayatındaki her şeyden sıkılan, günleri ,
ayları, ömürleri bir çırpıda ve bir şey anlamadan harcayan insan oruçluyken
dakikaların farkına varıyor. Hiç acıkmadan kurulan tatsız, biri diğerinden farksız yüzlerce sofraya mukabil, ağız dolusu ELHAMDÜLİLLAH
dedirten iftarlar ettiriyor.
Büyüklerimizin ısrarla devam ettiği bir dua vardır: " Ya Rabbi, mahşer meydanında bize de Kevser
Havuzundan kana kana içmeyi nasip et!". Uzun ve sıcak Ramazanın gündüzü sona
yaklaşırken, elimde bir bardak suyla ezanı bekliyorum ve daha iyi anlıyorum bu duanın gerekliliğini.
Ayrıca bu bir bardak su, böylesine büyük bir nimetmiş meğer diye hayretimi
katlıyorum. Sene boyu bu kadar gönülden
şükrü niye eda edemiyoruz acaba?
Sanırım asıl şükredilecek makamı
teğet geçiyoruz. Yani bize nimeti ulaştıran aracılarla o kadar meşgulüz
ki asıl Nimetlendireni unutuyoruz.
Hayatımızdaki tüm diğer insanlar, arkadaşlarımız, ailemiz, işverenimiz
Hepsini memnun etme fikriyle yeterince
dolup taşan zihnimiz, Ramazan ayıyla adeta resetleniyor. Rezzak-ı Hakiki olan
Allaha daha samimi yöneliyoruz.
Birçok hikmeti barındıran bu cami ibadetin en önemli
taraflarından biri de, gönüllü kulluğun lezzetine vardırması olsa gerek. Varlık
içinde yokluğu seçmek, yeme içme imkanı olduğu halde yememeyi tercih etmek
Zorla, hasbelkader, tesadüfi bir boyun eğme değil, aksine bilerek isteyerek
zevk alarak kul olmak
Nefsin, bedenin prangasından kurtulmak, ruh ile
yücelmek
İşte kulluk bu olsa gerek.
Bitirmeden önce belirteceğim son nokta, her zaman yıkmak
kolay fakat bina etmek zordur. Tüm bu bir ay boyunca oruçla irademize
kazandırdığımız gücü kısa zamanda kaybetmeyelim. Ramazanın ardından
kazandıklarımızı, hissettiklerimizi tüm yıla yaymaya çalışalım. Topladığımız
hasadı yele, sele katıp elimiz boş kalmayalım
Kahramanmaraş İl Vaizi
Yasemin Çevlik