Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
M. KEMAL ATİK

M. KEMAL ATİK

Tarih: 28.03.2013 00:00

İmanımızın Şahidi, Vatanımızın Bekçisi: Bayrağımız

Facebook Twitter Linked-in

Sevgili Okurlar, varlığımıza hayat veren, milli birliğimize varlık kazandıran, geçmişimizin biricik sembolü olan Bayrağımıza ülkemiz içinde zaman zaman saygısızlık gösteren, onu gönderden indiren ya da yeri ve zamanında göndere taşımayan vatan hainlerine şahit oluyoruz. Nitekim son nevruz  kutlamalarında da Diyarbakır"da milletimizin gözünün içine baka baka inadına Türk Bayrağı yerine teröristler her tarafı PKK ve Apo posterleri ve bayraklarıyla doldurdular. Aynı bayrak altında yaşayacağız diye bahsettikleri " TÜRK BAYRAĞI" meydanlarda görülmedi.

Bin yıldan beri hiç dinlenmeden, yorulmadan, üstüne kapanıp secde ettiğimiz, imanımızın şahidi, vatanımızın bekçisi, hür ve bağımsızlığımızın sembolü, tarihimizin, şerefimizin, maddi ve manevi hayatımızın garantisi Bayrağımıza kem gözle bakanlar nankördürler,  haindirler. Şu çok iyi bilinmeelidir ki, Bayrağımız Anadoluda ebedi oluşumun, sonsuz yaşamın, mutlak hayrın, mutlak güzelliğin ve barışın simgesi olmuştur. Bu milletin ezilmemesi, kaybolmaması için, bütün geçmişi ve geleceği ile, tüm idealini ve yaşam felsefesini tamsil eden milli semboldür Bayrağımız. Yurdumuzda, vatanımızda, şöheretimizi, öz kimliğimiz, öz sıfatımızı, öz anamızı, öz varlığımızı Bayrağımızda bulduk. Allah"a giden yolda her kudretin mayasını, vatan namına ölmeyi, sevmeyi, sevilmeyi Bayrağımızla bulduk.

Millet iradesini var yapan, millet varlığını yaratan Bayrağımız yalnız bir grubun, bir zümrenin değil, bir ulusun kalbi olmuştur. Kalb öldüğü zaman millet te yok olur. Onun içindir ki Bayrağımız milletimiz için sonsuz hayat kaynağı olmuştur. Milletimizi yaşatan bir diğer değer vardır ki o da "ezan" dır. Vatan hainleri şunu çok iyi bilsinler ki, bayrak ve ezan bu coğrafyada milletimizin ebedi bekçisi olmuştur ve sonsuza dek olmaya devam edecektir.

Ülkelerin bayrağını, dilini ve dinini ortadan kaldırmaya çalışarak her şeyi tek tipe indiren Sovyet diktatörleri uyguladıkları zorbalıkla yetmiş yıl bayraksız, ezansız bıraktıkları ülkelerden biri olan kardeş Azerbaycan"da kaldığım 1992/ 1994 yıllarında bayrağa hasret kalan yüzlerce insanla karşılaştım. Bir keresinde bir Azeri"ye hiç ezan duydun mu diye sorduğumda: " Kemal Muallim," dedi.  "Hiç bayraksız ezan olar mı? Bayraksız kıble olar mı?Bayraksız namus olar mı? Bayraksız millet olar mı? Bayraklı geçen bir ömrü, bayraksız geçen on ömre, yüz ömre, bin ömre değişmem. Bayraklı geçen gün var, bin aya değer. İnsanı düşüncesiz  ve iradesiz kılan, sevgililerden koparan, şu kızıl vahşet sisteminin zulmünde can vererek şu kabirde yatan yoldaşlarımız, kandaşlarımız, dindaşlarımız bayraklarını görmeden can verdiler" dedi ve ilave etti: " Bayraksız milletler, kıyametlerini gözleriyle görürler. Sen kendin değilsin; bayrak, vatan, senin değilse."


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —