Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
DOĞAN ARIK

DOĞAN ARIK

Tarih: 08.03.2013 00:00

Sekiz Mart Kadınlar Günü

Facebook Twitter Linked-in

Sekiz Mart Kadınlar Günü münasebetiyle bu gün onları konuşalım. Öncelikle, hepimizin duyduğunda içi burkulan kadına şiddet uygulayanları kınayalım. Son yıllarda kadına uygulanan şiddet gittikçe dozunu artırdığından, aslında bu konu gündemde hep var. Kadına uygulanan şiddet sadece basına yansıdığı kadar veya basında bize gösterildiği kısmıyla şiddetle ilgilendirmek bir çıkmaz sokağın sonudur.  Aile ve Sosyal İşlerden Sorumlu Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmalar ve tespitler göstermiştir ki bu, büyük boyutlu toplumsal sorunumuzdur.

Yapılan araştırmalarda Türkiye"de yaşayan kadınların yaklaşık %20 si şiddet görmekteymiş. Bu demektir ki her beş kadından biri şiddet görüyor. Türk ve Müslüman bir toplumda bu oran çok yüksektir. Kaldı ki, Çağdaş Medeniyet insana eşitlik ve saygıyı mutlulukta anahtar olarak sunmaktadır. Vurup kırmak, sövüp saymak gibi insani olmayan davranışlar sorunlarımızı çözmekten öte, büyütmekte ve insanları da birbirinden uzaklaştırmaktadır. Gelişen Devlet yapımızda, basit halde dahi olsa, bu tür davranışlar adli vaka olarak değerlendirilmektedir. Fakat bu tür davranışlarda adli çözümler kalıcı olmamaktadır. Sosyal çevre, alınan eğitim ve ekonomik güç ekseninde gelişen olaylar, Bu ortamların sağlıklı gelişimi neticesinde şiddet azalacaktır. Belki yok edilemez ama önemli ölçüde önlenecektir. Ama şu anki tablo ile bir, yirmi-yirmi beş yıl daha kadının karşılaştığı şiddet gerçeğini toplumumuz yaşayacaktır. Bu günden alınan tedbirler de kuşak değişiminde etkili olacaktır.

Kadınlarımızın şiddetin dışında da büyük sorunları var. İşsizlik, çalışma ortamı, eğitim,  erken evlilik ve cinsel istismar gibi sorunlar, şu an için ülkemizde, erkeklerle beraber ortak sorunlardır.

Bunlardan çalışma ortamı kadınlar için oldukça önemli. Kamunun dışında özellikle, özel ve serbest iş yerlerinde, etik kurallar nerdeyse hiç uygulanmıyor. Ahlaki çöküntü de eklenince sanki buralar geleceğin mutsuz kadın adaylarını hazırlıyorlar.

Kadınların sorunlarına çözüm bulmak, onlar kadar tüm aile içinde yaşayan kesimce de önemlidir. Ailenin büyüttüğü çocuklar gelecek neslimizi temsil edecektir. Ve huzurlu bir ailede büyümeleri çok önemlidir. Ahlaki ve dini eğitimlerini küçük yaşta ve aile içinde alan çocuklarımız, hem kendisini, hem de çevresini etkileyecektir. Gerekirse Devlet, bir adım daha atıp, Anne-babalara çocuk yetiştirme kursları açarak, yeni çocuğu olanları veya olacakları bu karsa katılmaya mecbur tutmalıdır.  

Nihayet, annesi babası olduğumuz çocuğumuza kimsenin şiddet uygulamasını istemiyorsak, Biz de başkalarının çocuklarına şiddet uygulamayalım, diyerek kapatmak en doğrusu olacaktır, sanırım.       


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —