Uzun tiratlar sonunda
Kahramanmaraş da büyükşehir olma statüsüne kavuştu. Kimilerine göre iyi,
kimilerine göre de kötü oldu. Vakaa, söylenenlere, yazılanlara bakınca iyi olduğu yargısına varıyoruz.
Yasayı da inceledim, iyi olacağı aşikâr
Kentimizin birçok kazanımları
olacak.Kentimiz bu statüye kavuşurken
belli bir süreçten geçti.Karınca
kadarınca birçok insanın çorbada tuzu oldu.Birileri de ;""İlla ki benim
sayemde oldu."" diye kendine aslan payesi çıkaracaktır.Bu kazanımda gerçek pay
Kahramanmaraşlı seçmenindir. Konya,Kayseri gibi AKP"ye kahir ekseriyetle oy veren insanların sadakati,bağlılığı, sebatı bunda büyük etmen olmuştur.Sonuçta AKP eşittir Tayyip Erdoğan
demek olduğuna göre ;bu vefaya
gerekli jestte bulunmak , sayın Başbakan"ın vicdan borcu olmuştur.Bir ölçüde de borç ödenmiştir.Kahramanmaraş"ta yeni bir
süreç,yeni bir yapılaşma
başlamıştır.Üstüne üstelik 2014
te seçim söz konusudur.Şimdiden belediye
seçimlerine ilişkin söylemler başlamıştır.
Bu seçime ilişkim mevcut milletvekillerinin
etkisi ve katkısı yönünden bir değerlendirmelerini yapacak olursak:
seçildikleri günden bu yana, etkinlik ve hizmet olarak bir performans göstermemişlerdir.
Bu gidişle de belediye seçimlerinde de bir performansları olmayacaktır. Muhtemelen,
seçimi Başbakan ve Mustafa Poyraz omuzlayacaktır.
Siyasi yapı ve gidişat bunu gösteriyor.
İktidar kanadının
milletvekillerini bireysel olarak ele alırsak, söz gelimi; Mehmet Sağlam bey
AKP ile organik bir bağ kuramamıştır. DYP den transfer ettiği 3-5 kişi ile nev-i
şahsına münhasır politika sürdürmektedir. Sanıldığı kadar DYP den bir oy
potansiyelini beraberinde sürükleyememiştir. Eski DYP"li yeni DP"li seçmen başı
koparılmış tavuk gibi ortada kalakalmışlardır.
Bilinmezliğini,
tanınmamışlığını efsaneye dönüştüren Mahir Ünal"ın da balonu pek çabuk söndü.
Sonuçta icazetli olarak Kahramanmaraş gündemine taşınan Sayın Mahir Ünal,
birileri tarafından taşınacağı yere kadar taşınmış, ondan sonrası, kendisinin
liyakatine, basiretine bırakılmış, o da maalesef bırakıldığı yerde kalakalmış.
Bundan böyle belediye seçimlerinde seçmenin karşısına geçip de ne politika üretecektir?
Zaten kendilerinin bir şeyler üretmesine gerek yok
Başbakan söyleneceklerin
hepsini söylüyor.
Topraklar onu incitmesin,
Erdem Beyazıt ağabeyimizin kızı Sevde hanımefendi de bir minnet nişanesi olarak
Kahramanmaraş"ın siyasi gündeminde bulunuyor. Mütevazı, mahcup kişiliği ile pek
fazla bir beklentide olunmamıştı. Gaziantep milletvekili, bakan Fatma Şahin
hanımefendinin gösterdiği performansı göstermesi kendinden beklenemez.
Gövşen Hafız rahmetlinin
nesebi Yıldırım Ramazanoğlu nu da aday olasıya kadar, bu kentin insanı tanımaz.
Kendi de Kahramanmaraş"ı bilmez ve tanımaz. Ceddi rahmetli Gövşen Hafız"ı tanıma
şerefine eriştim. Aynı sokağın çocuğuyum. Dahi bir insandı, dört yaşında
gözlerini kaybetmiş, dinleyerek Kur"an"ı hıfzetmiş ender hafızlardandı.
Görmeyen gözüne rağmen, imamlığını
yaptığı Şıh Camine gören bir insan cesametiyle bastonunu çaka, çaka Kümbet"teki
evine Bahtiyar Yokuşu"ndan gidiş ve gelişleri gözümün önünde canlanıyor.
Ramazanlarda teravihleri hatimle kıldıran nadir hafızlardandı. Yıldırım bey,
kalıtım olarak mutlaka ceddine çekmiştir. Yetişmiş bir bürokrat olarak daha
yararlı hizmetler üreteceği kanısını bende hep uyandırmıştır. Katıldığım
toplantılarda bende bu imajı telkin etti.
Uzun süre sağlık müdürlüğü
yapan Sıtkı Güvenç, başından sonuna kadar makamını siyasi yatırım için bir
güzel kullandı. Aday oldu, makamı tekrar eline geçmedi. Diş Hastanesiyle
yetinmek zorunda kaldı. Gene aynı kulvarda koşmaya devam etti. Birebir
diyaloglarla gündemde kalmayı başardı. Halka doğru diye tabir edilen siyasi
faaliyetlerle gündemde kalmayı başardı. Bir önceki ve sonraki teemmül
yoklamalarında bunun sonuçlarını aldı. Tabanda verdiği mücadele ile dikkatleri
üzerine çekmeyi başardı. Ankara deneyim eksikliği bir performans göstermesine
engel teşkil ediyor. Muhtemelen giderek deneyim kazanır ve yararlı hizmetler
üretir
Bürokratik ve siyasi deneyimi
hayli fazla olan, kuzey kazaları siyasetinin belirleyicisi Nevzat Pakdil merkez
ilçede belediye başkanı Mustafa Poyraz"la teşrik-i mesai yaparak AKP"nin duayeni
durumundaydı. Her tasarruf onun iradesi doğrultusunda tecelli buluyordu. Ne olduğu
teşhis edilemeyen suskunluğa büründü. Yıldızı mı söndü, yoksa yıldızı mı söndürüldü?
O denli aktiviteden sonra kendini soyutlamasına bir mana vermek çok zor. Yoksa
kuzey kazaları temsilcisi olarak Mahir Ünal"dan sonra pabucu dama mı atıldı?
Daha şimdilik işin başındayız, bakalım ayine-i devran ne gösterecek. Tekrardan
dinamizmi avdet edecek mi?
Bu tespitlerim belki birileri
tarafından subjektif bulunabilinir. Ben değerlendirmemi 2014 te yapılacak olan
belediye seçimlerine ilişkin yapabilecekleri katkı yönüyle olaya yaklaştım.
Görülen o ki, büyükşehir belediye başkanlığına kendini şimdiden hazırlayan ve
bunu adeta ilan eden Mustafa Poyraz bey, kendi deyimiyle; demir çarık ayağında,
demir asa elinde uzun ince bir yola çıkmış bulunuyor. Milletvekilleri bu
durumdan çok memnun. Niye yorulsunlar ki? Bırak, adan büyük bir sorumluğu
sırtlamış götürüyor. Bir kaşık aşım, kaygısız başım, biz de durumu idare delim gitsin
Genel manada hizmet derseniz, belediye hizmetlerinin dışında dişe dokunur bir
hizmet gözlenmiyor. Anketler de ortada, baltayı birisi vuruyor, karşısına geçip
de "hıh""demenin bir anlamı yok. Kimileri Mustafa Poyraz acul davrandı diyor.
Bu belirsizlik ortamında ne yapabilirdi? Bu ortamda aktif bir adama ihtiyaç vardı.
O da doğal olarak bu boşluğu doldurmak zorunda kaldı. O da bir gündem belirlemese,
Kahramanmaraş"ın üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi olacaktı.
Bakalım ileri tarihlerde;
kılikler, gruplar oluşup kendilerini topluma lanse edecek isimler çıkabilecek mi?
Bu işte, medeni cesaret gösterip yiğitçe ilk çıkışı Mustafa Poyraz bey yaptı.
Kurulacak olan iki bağlı belediye için kimsenin gıkı çıkmıyor. İcazetli adaylıkta,
kimse öz güveniyle ortaya çıkamıyor. İlla bir payandaya ihtiyaç var
Temennimiz
Kahramanmaraş bağlı belediyelerine liyakatsiz isimler saptanmasın. İlk kez
olacak bir uygulama; acemi berber çırakları, berberliği bizim başımızda
bellemesinler. Bizlerin iradesi iyi dilek ve temenniden öteye gidemiyor. İşte,
bizim icadımız bu uygulamanın adına demokrasi diyoruz.