Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
İMRAN KILIÇ

İMRAN KILIÇ

Tarih: 01.01.2013 00:00

Mekke"nin Fethi (H.8/M.630) (1.Ocak)

Facebook Twitter Linked-in

Mekkeliler Hudeybiye antlaşmasını bozdular. Peygamberimiz kendilerine haber göndererek antlaşma şartlarına uymalarını istedi. Mekkeliler anlaşma şartlarına uymamakta ısrar ettiler. Yapılan görüşmelerden de sonuç alınamayınca peygamberimiz (s.a.v) Mekke"yi fethetmeye karar verdi. On bin (10.000) kişilik bir ordu hazırlayarak hicretin sekizinci yılı ramazan ayında Mekke üzerine yürüdü.

Mekkelilerin Müslümanlara karşı koyacak güçleri yoktu. İslam ordusu dört koldan Mekke"ye girdi. Peygamber efendimiz Mekke"nin kan dökülmeden alınmasını istiyordu. Bunun için askerlere şöyle dedi: Kesinlikle kan dökmeyin, silahlı çatışmaya girmeyin. Dediği gibi de oldu. Mekke kan dökülmeden fetholdu. Peygamberimiz (s.a.v.) Harem-i Şerife girerek Kabe"yi putlardan temizletti. Orada toplanan insanlara önemli bir hutbe irad etti. Peygamberimiz bu hutbesinde: Allah"ın birliği, insanların eşit olduğunu, geçmişteki kan davalarının kaldırıldığını anlattıktan sonra şu manadaki ayeti okudu: Ey insanlar! Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Sizin Allah katında en şerefliniz, Ondan en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah bilir ve işitir. (Hucurat Suresi, Ayet:13)  

Bu sözleri dinleyen Mekkeliler vaktiyle peygamberimizi öldürmeye kalkışmışlar, ilk Müslümanlara dayanılmaz eziyetlerde bulunmuşlar, İslam"ın nurunu söndürmek için ellerinden geleni yapmışlardı. Şimdi boyunlarını bükmüşler, haklarında verilecek kararı bekliyorlardı.

Peygamberimiz (s.a.v.) kendilerine sordu: Ey Kureyş Topluluğu! Hakkınızda ne yapacağımı sanıyorsunuz.

-Sen asil, şerefli bir kardeşsin, dediler. Peygamberimiz (s.a.v.) burada da büyüklüğünü gösterdi.  – Bugün sizi kınamak yok, hepiniz serbestsiniz buyurdu. Ve hepsini affetti.

Mekke"yi fetheden büyük peygamber, engin merhameti ve bağışlayıcılığı ile de gönülleri fethetti. İnsanlığa en güzel ahlak ve fazilet dersi verdi. Mekke"nin fethedildiği gün öğle ezanını, Hz. Bilal-i Habeşi Kâbe"nin damına çıkarak okudu. Namaz kılındıktan sonra peygamberimiz Safa tepesine çıktı. Yeni Müslüman olanlarda orada toplandılar. Erkekler ve kadınlar biat ettiler.(Yani peygambere itaat edeceklerine söz verdiler.)

İşte Müslümanlar azken çoğalmışlar, zayıfken kuvvetlenmişler, dün onları Mekke"den çıkaranlar bugün onları, yenilmiş ve boyun eğmiş olarak karşılıyorlardı. Mekke halkı bölük bölük Müslümanlığa giriyor. İşkenceye uğrayan Bilal, Kâbe" de Allah-u Ekber diye haykırıyor. İslam için yapılan fedakârlıklar meyvesini veriyor. Müslümanlar izzet ve güç buluyordu. 

İBRETLER VE ÖĞÜTLER:

-Mekke, Rabbin haremi, hakka kulluk ve din ahkâmı (hacc)nın uygulanma mahallidir. Ve sanki bütün dünyaya karşı Cenab-ı Hakkın vakfıdır. Orada esir alınmamış, ganimeti menedilmiştir. (Ebu Hanife ve bazı ulema) (Ahkâmu"s-Sultaniye – Za"dul Mead)

-Bir düşman, Müslümanlar tarafında olanlara harb açarsa bizzat Müslümanlara savaş açmış oluyor.

-Ahdini bozanlara, Müslümanların emiri, hıyanetlerinden ötürü hiç haber vermeden ansızın bastırabilir.

-Hatıb ibni Beltea olayında yüce Rabbin, vahiyle Rasûlünü nasıl desteklediğini görüyoruz. Bu Nübüvvet cilvesi ve büyük fethin tahakkuku için bir yardım ve ihbardır. 

-Suçla ittiham olunanın, bazı yollarla itirafa zorlanması caizdir. Hz. Ali"nin o kadına: "Ya mektubu çıkarırsın, yoksa elbiseni soyacağım!.." sözünden bunu istidlal ederler.

-Hatıb"ın yakınlarını himaye için bir iltimas bekleyerek bu işe teşebbüs etmesine rağmen: Hangi şart altında olursa olsun bir Müslüman"a, Allah"ın düşmanıyla dost olması yaraşmaz.

-Ebu Süfyan meselesi ve burada Resûlullâhın tutumu: "Kim Ebu Süfyan"ın evine sığınırsa emniyettedir" taltifi. Tabii bu taltif, onun Müslüman oluşu, İslama ısınıp kalbinin karar kılmasından sonraydı.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —