Hz. Hüseyin, Hz. Peygambe"in torunu. Hz. Ali ve Hz. Fatıma"nın ikinci oğlu. On İki
İmam"ın üçüncüsü ve Ehl-i Beyt"in beşincisidir. Hicretin 4. Yılında Medine"de
doğdu. Doğumunun yedinci günü, akika kurbanı olarak Hz.Peygamber iki koç kurban
etti, sonra adını bizzat Hz. Peygamber Hüseyin koydu. Sağ kulağına ezan, sol
kulağına da kamet okudu. Sonra da saçını kestirdi ve kızı Hz. Fatıma"ya: Ey
Fatıma, Hüseyn"in saçını kes, saçının ağırlığınca sadaka ver" dedi. Hz. Fatıma
da oğlu Hz. Hüseyin"in kesilen saçının ağırlığınca gümüşü fakirlere dağıttı.
Doğumunun yedinci günü de sünnet ettirdi. Hz. Peygamber (s.a.s) Hz. Hasan ve
Hz. Hüseyin (r.a)`a son derece düşkün olup onları çok severdi. Onların
ağlamalarına bile tahammül edemezdi. Bir gün Hz. Hüseyin"in ağladığını duydu,
annesi Hz. Fatıma"ya " onun ağladığına üzüldüğümü biliyor musun?" Hasan ve
Hüseyin ki onlar benin dünyada kokladığım reyhanımdır" buyurdu (Ahmed b.
Hanbel, Müsned, II, 288). Hz. Peygamber, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin`in
gönüllerince oynayıp eğlenmeleri için onlara eşlik eder, bir çocuk gibi onlarla
oynardı. Hz. Hüseyin, Rasûlüllah (s.a.s)`tan deve olmalarını istediklerinde
hemen yere eğilir ve onları mübarek sırtına alırdı. Arkasından da "Bundan
güzel deve olabilir mi?" buyururlardı.
Hz. Abdurrahman b. Mes"ud anlatıyor: "
Rasulullah(s.a.v) namaz kılarken secdeye varınca Hasan ve Hüseyin gelip sırtına
bindiler. Oradakiler engel olmak isteyince Rasulullah Efendimiz onlara
karışmamalarını işaret etti. Namazı bitirince de onları kucağına alarak: "Kim
beni seviyorsa bunların ikisini de sevsin" buyurdu.
Bir keresinde Rasulullah sahabenin huzurunda
onlar hakkında şunları söyledi: "Hasan ve Hüseyin`i seven, beni sevmiş,
onlara kin tutan da bana kin tutmuştur" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 288).
Rasulullah(s.a.v). Yine onlar hakkında Rasulullah: "Allah`ım, ben, bunları
seviyorum. Sen de sev bunları" diye niyazda bulunurdu (Tirmîzî Sünen V,
661).
Necran Hıristiyanlarından bir
grup Hz. İsa hakkında Peygamberimizle tartışıp İsa"nın tanrılığını ısrarla
iddia etmeleri üzerine: "Artık sana bu ilim geldikten sonra, kim O"nun hakkında
seninle tartışacak olursa deki:" Geliniz, oğullarımız ve oğullarınızı,
kadınlarımız ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi davet edelim. Sonra dua
ve niyaz edelim de Allah"ın lanetini yalancıların üstüne okuyalım"(Al-i
İmran/3:61) ayeti nazil olunca Hz. Peygamber Hz. Ali"yi, Hz. Fatıma"yı, Hz.
Hasan ve Hz. Hüseyin"i çağırıp:" Allah"ım Ehl-i Beytim bunlardır" dedi. Hz.
Ali, Hz. Fatıma, Hz.Hasan ve Hz. Hüseyin için Rasulullah (s.a.v)"in: "Ben
bunlarla sulh olanlarla sulh olurum. Çarpışanlarla çarpışırım" dediği rivayet
edilir.
Hz. Peygamber"in zevcesi Hz.
Ümmü Seleme, Hz. Hüseyin"in Kerbela"da şehit edileceğini Cebrail"in Hz.
Peygamber"e bildirdiğini şöyle anlatıyor: "Rasulullah (a.v) bir gün yanı üzere
yatmıştı. Kaygılı ve üzüntülü olarak uyandı. Sonra uyudu, yine kaygılı ve
üzüntülü olarak uyandı. Yine uyudu, sonra yine uyandı. Avucunda kırmızı toprak
bulunuyor ve onu öpüyordu. Nedir bu Ya Rasulallah? Diye sordum. Rasulullah şu
cevabı verdi: Hüseynim için. Cebrail O"nun Irak toprağında öldürüleceğini bana
haber verdi. Bu da oranın toprağıdır".(Gelecek Yazımızda Kerbela Facıasını ele
alacağız)