İMRAN KILIÇ

Tarih: 20.11.2012 00:00

Hacc ve Umre: Menâsik ve Mekânlar 13

Facebook Twitter Linked-in

MESCİD-İ SECDE: Mescid-i Nebevi"nin yaklaşık 900 m. kuzeyinde, Ebû Zer caddesinin eski Havaalanı caddesiyle kesiştiği yerdedir. Bu gün Ebû Zer Mescidi olarak bilinen bu mescid, modern tarzda yeniden inşa edilmiştir.

Abdurrahman b. avf bir defasında Resûl-i Ekremi bir hurma bahçesine kadar izlemiş ve onun birden secdeye kapandığını ve bunu çok uzattığını görünce vefat ettiği endişesine kapılmıştı.  O esnada başını kaldıran Resûlullah, Cebrâil"in Cenâb-ı Hakk"tan şu müjdeyi getirmesi sebebiyle secdesinin uzun sürdüğünü söylemişti: "Sana kim salât getirirse, ben de ona salât ederim. Seni kim selâmlarsa ben de onu selâmlarım." (Müsned, I, 191). Bu şükür secdesi sebebiyle mescide Mescid-i Şükr"de denilir. DİB, Hicaz Albümü

UHUD DAĞI VE SAVAŞI: Medine yakınında bir dağın adıdır. Burada 27 Mart 625 Cumartesi günü Mekke müşrikleriyle Müslümanlar arasında "Uhud Gazası" diye anılan savaş yapılmıştır. Bu savaşta müşrik ordusu 3000 kişi idi. 700`ü zırhlı, 200`ü atlı idi. 3000 de deve vardı. İslâm ordusu ise sadece 700 kişi idi. 100`ü zırhlı, ikisi atlı idi. Savaşın başında Müslümanlar başarı gösterdi. Müşrikler 20 ölü verdiler, ilk etapta bozguna uğradılar. Müslümanlar, kaçan müşrikleri takip yerine ganimet toplamaya başladılar. Ayneyn geçidinde görev alan Müslüman askerlerin bir kısmı görev yerlerini terk edip ganimet toplamaya indiler. Pusuda bekleyen Halit ibn Velid, 250 kişilik süvari ile hücuma geçti, kaçan düşman geri döndü. Müslümanlar dağıldı. Hz. Peygamber (a.s.)`in alt dudağı yarıldı, dişi kırıldı. Müslümanlar 70 şehit verdiler. Müşrikler savaşı kazanmıştı, ancak bir netice alamadan dönüp gittiler. Uhud şehitlerini Peygamberimiz kanlı elbiseleri ile Uhud`da ikişer ikişer defnetti. Cenaze namazlarını da 8 yıl sonra kıldı. (İ.K.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü

HENDEK VE YEDİ MESCİTLER:  Hendek savaşının yapıldığı bölgede bir birine yakın küçük küçük yedi mescid bulunmaktadır. Bunlara " Yedi Mescidler" denir. Bunların en önemlisi Efendimizin Hendek savaşında orduyu komuta ettiği ve namazlarını kıldığı Sel" dağının eteğindeki "Mescid- i Fetih"  tir. Medine"ye gelenler tarafından buraların da ziyaret edilmesi âdet haline gelmiştir. Bu gün bu mescidlerin çoğu yıkılmış olup yerine büyük bir cami yapılmıştır.

MESCİD-İ GAMAME: Musalla mescidi olarak da bilinir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)"in Medine"yi Münevvere"deki ilk bayram namazını  burada kıldırdığı ve son dört sene bayram namazlarını da burada kıldırdığı rivayet olunur.

     Efendimiz (s.a.v.) döneminde açık bir meydan olan ve sonraları Münâha diye bilinen bu yerde, Peygamberimiz yağmur duâsı yaptığında bir bulut gelip Peygamberimizi (s.a.v.) gölgelemiş, bu sebeple buraya bulut manasına gelen GAMÂME denilmiştir. Osmanlı sultanı I. Abdülmecit tarafından yaptırılan ve irili ufaklı 10 kubbeli mescid, bakıldığında bulutu andıran bir görünüme sahiptir. 1990"lı  yıllarda Suudlular  tarafından  tamir ettirilmiştir.

Ebû Hureyre"den bildirildiğine göre Peygamberimiz (s.a.v.) bir seferden döndüğünde bu yere uğrar, kıbleye dönerek dua ederdi.

Yine Peygamberimiz (s.a.v.) Uhud"a giderken ordusunu burada toplamış ve Uhud"a hareket etmiştir.

Resul-i Ekrem bayram namazlarını Mescid-i Nebevi`de değil, buraya güneybatı yönünde 500 m. mesafedeki açık alanda kıldırırdı. Bazen yağmur duası için de kullanılan ve Medine`ye gelen kafilelerin konakladığı Menaha adlı bu yerin bir bölümü musalla haline getirilmişti. Ömer b. Abdülaziz Medine valiliği esnasında burayı imar etmiş ve bundan son¬ra Mescid-i Musalla adıyla anılmıştı. Resulullah bayram namazı ve yağmur duası için buraya çıktığı zaman kendisini bir bulutun gölgelemesi sebebiyle sonraki dönemlerde Gamame Mescidi adıyla meşhur oldu.

 Sultan 1. Abdülmecid tarafından yeniden inşa edi¬len 32,5 x 23,5 m. ölçüsündeki Mescid-i Gamame güney tarafında 12 m. yüksekliğinde bir büyük kub¬be, kuzey tarafında ise bu büyük kubbeyle uyumlu beş küçük kubbe ile örtülüdür. Sultan II. Abdülhamid döneminde ve 1990`da kapsamlı bir onarımdan geçirilen mescid, Osmanlı mimari tarzını hala korumaktadır (DİB, Hicaz Albümü)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —