Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
İMRAN KILIÇ

İMRAN KILIÇ

Tarih: 13.11.2012 00:00

Hacc ve Umre: Menâsik ve Mekânlar 11

Facebook Twitter Linked-in

MEDİNE: İslam peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) in  622 yılında Mekke`den hicret etmek zorunda kaldığı, Mekke`nin 450 km. kuzeydeki kentin Hicretten önceki adı `Yesrib`dir. Şehrin ismi hicretten sonra Hz. Peygamber tarafından "Medinet`ül Münevvere" (aydınlanmış şehir) olarak değiştirilmiştir.Melikşah döneminde (1072-1092) Selçuklu topraklarına katılmasıyla Türk egemenliğine giren Medine, daha sonra tüm Hicaz bölgesi gibi sırasıylaEyyubi ve Memluk devletlerinin topraklarına katıldı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim`in Memluk ordusunu Ridaniye Savaşı`nda mağlup etmesiyle tüm Hicaz bölgesiyle birlikte Medine de Osmanlı Devleti`nin topraklarına katıldı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde II. Abdülhamit tarafından Medine`ye kadar demiryolu hattı (Hicaz demiryolu hattı) inşa ettirilmiştir. Haydarpaşa garından tren ile Medine`ye 3gün içinde ulaşım sağlanmakta idi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında 1916 yılında başlayan ayaklanma sırasında tüm çevre kentleri isyancıların eline geçerken, Medine Kalesi daha sonra "Medine Müdafii" unvanını alacak Fahrettin Paşa`nın komutasındaki Osmanlı askerlerinin zor koşullara rağmen kahramanca direnişiyle savaşın sonuna kadar Osmanlı Devleti`nin elinde kaldığı gibi, 30 Ekim 1918`de imzalanan Mondros Mütarekesi`nden sonra da Fahrettin Paşa kenti teslim etmedi. 20 Ocak 1919`da Osmanlı başkentinden gelen talimat sonucunda buradaki birlik teslim oldu ve şehirdeki Osmanlı egemenliği sona erdi.

MESCİD-İ NEBEVİ: Peygamber Mescidi demektir. Peygamberimiz (a.s.) Mekke`den Medine`ye hicret ettiğinde devesinin çöktüğü arsayı satın alıp buraya mescid yaptırmıştır. Mescid`in yapımında bizzat çalışmıştır. Mescidin üzeri hurma dallarıyla örtülmüştü, zemini kumdu. Sonra kendisine mescide bitişik ev yapmıştır. Ölünce bu eve defnedilmiştir. Daha sonra yanına Ebû Bekir ve Ömer (r.a.) da defnedilmiştir. Cami zamanla genişletilmiş, Peygamberimiz ve iki halifesinin kabri cami içinde kalmıştır. Şu andaki mescid, Osmanlılar tarafından yapılmış, bu günkü genişletilmiş şeklini ise, Suudîler inşâ etmiştir. Peygamberimiz (a.s.), mescidini, ibadetin dışında okul, meclis, idare yeri ve misafirhâne gibi kullanmıştır. Bu mescidde kılınan namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan namazlardan bin kat daha sevaptır (İbn Mâce, Salat, 195). (İ.K.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü

MESCİD-İ KUBA: Peygamberimizin M. 622 yılında Hicret esnasında Medine yakınındaki Kuba köyünde yaptırdığı, Kur`ân`da "takva mescidi" olarak anılan (Tevbe, 9/108) İslâm tarihinin ilk mescididir. Zaman zaman tamir edilmiş, yıkılıp yeniden yapılmıştır. Son şeklini Suudlular yapmıştır.

Peygamberimiz (a.s.); evinde abdest alıp, namaz kılmak için Kuba mescidine giden kimsenin umre yapmış gibi sevap kazanacağını bildirmiştir (İbn Mâce, Salat, 197). Peygamberimizin zamanında bu mescidde Cuma namazı kılınmazdı. Bu cami garip kalmasın diye Cumartesi günleri bu camiye gider ve namaz kılardı. (Buhârî, Fadlü`s-Salati fî`l- Mescid-i Mekke ve`l-Medîne, 3-4. II, 57). (İ.K.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —