Engellilerden Dedeoğlu’na plaket
Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu’na Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanlığı ve Dünya Görme Engelliler Spor Birliği (IBSA) Genel Sekreterliği görevleri ile Meclis çalışmaları sırasında engellilere yönelik yapmış olduğu hizmetlerden dolayı Zihinsel Engelliler Federasyonu tarafından plaket verildi.
Ankara Vedat Dalokay Konferans Salonu’nda düzenlenen ödül törenine çok sayıda davetti katıldı. Ödülünü Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi’nin elinden alan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, parti olarak engellilerin sorunlarını her platformda dile getirmeyi sürdüreceklerini söyledi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, engellilerin sorunlarının çözüme kavuşturulması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na hem araştırma önergesi hem de Kanun teklifi verdiklerine işaret ederek, engellilerin sorunlarının çözümüne yönelik yapılacak olan her türlü çalışmanın parti olarak destekçisi ve takipçisi olacaklarını vurguladı. (Haber Merkezi)
Suriye Meselesi
Suriye’de neler oluyor. Hiç sesi soluğu çıkmayan, kendi içinde kendi yağında kavrulan bir ülke bir anda çatışma haberlerinin merkezi haline geldi. Suriye’deki olaylara, Büyük Osmanlı Devleti tarihinden bakmak yanlış görüşleri ve değerlendirmeleri önleyecektir. ‘’ Hangi toplum Allah ve Rasülü'nün ahdini bozarsa, Allah, o toplumda, kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder ve ellerindeki (servet)lerin bir kısmını onlar alır.’’*. Osmanlı Devletine karşı ahdini bozan Suriye, 1850 yılından beri kargaşa ve kanlı olaylar ile yaşanmaktadır. 1850’li yıllarda, bizim için en büyük düşman (Yunanistan değildi asla ve hiçbir zamanda olmadı) olan İngiltere ve Fransa, çıkarları gereği bu topraklarda bulunan mezhepleri birbirine düşürmüştür. Zaten kozmopolitik bir yapısı bulunan Suriye, karışıklıklara ve çatışmalara eğilimli olduğundan, kısa sürede Fransa ve İngiltere hedeflerine ulaştılar. Bu kargaşa ve isyanlar Osmanlı devletine ve Halife’ye verilen bağlılık ahdine ihaneti içeriyordu. Fransa’nın gözünde Suriye, sömürge devletlerinden gelecek olan kaynakların aktarımı için bulunmaz bir limandı. İngiltere içinse kurmuş olduğu kolonilerin devamlılığı için elde tutulması gereken geniş coğrafyada bir parçaydı Suriye. Osmanlı devletine karşı yapılan isyanların bastırılmak için yardım bahanesi ile bu topraklara girdiler. Ve sonrası çeşitli konferans ve müzakareler zinciri içinde adım adım Suriye’yi kopardılar. O gün için Osmanlı, çevresinden saldıran devletler ile mi yoksa iç tarafta isyanlar başlatan Araplar ile mi uğraşacağına karar veremedi. Üstüne üstelik kendi içinde İstanbul’da hainler saltanatı kıskaca almıştı. Böylesi bir reaksiyonlar zincirinde Suriyeli’ler ihanet etti ve ahdi bozdu. Yaşımın genç olmasına karşı çok güzel bir olayı fark ettim; İlahi adalet gün içinde değil zaman içinde oluyormuş; yıllar yılları kovalıyor ve kaderi İlahi adaleti tecelli ettiriyormuş.
Suriye’de ölen her insan için çok derin bir üzüntü hissediyor ve hala onları atalarımızın emaneti görüyorum. Uzanıp tutabilsem keşke her birinin elinden ve kurşunlara kendi göğsümü siper etme şansım olsa, hiç tereddütsüz yapardım.
İnsanların dedelerinin günahını çekmesine örnek mi oluşturuyor Suriye? Aynı Filistin gibi; onların dedeleri de 2. Abdülhamid Han hazretlerinin onca ‘’topraklarınızı satmayın’’ uyarısına rağmen topraklarını Yahudilere satmışlardı; aynı topraklarda şimdi bir Yahudi devleti var ve satanların çocuklarına fosfor bombaları atarak, derilerini yakarak katlediyorlar.
Suriye… (Cuma günkü yazımda devam edecek)
*hadisi şerif: Kütüb-i Sitte Muht. Tercüme ve Şerhi, c. 17; s. 540
Prangasız Esaret
Biliyorum, çokları kabul etmeyecek veya çoğunluk hür bir insan olduğu inancını ısrarla sürdürecek! Ama bu çoğunluk neyin tutkunu olduğunun, kimin/kimlerin etkisinde olduğunun ve kimin ağzından çıkan sözlere bağımlı olduğunun ya farkında olmadığını bilmeyecek veya bunu bir marifet bilmeye devam edecek!
Bu, düşünmek istenmeyecek kadar çetrefil ve karmaşık bir konu. Bunca gelişmelerin yaşandığı şu dünyada, eski usul prangaların görülmesi herhalde beklenemez. Modernistler bu kadar ahmak olsalardı şimdiye pilleri çoktan bitmişti bile. Modernist, kelime olarak bile baskıcı bir ifade değil midir? Yani kendisini üstün görmek, başkalarına tepeden bakmak ve kendisi dışındakileri ötekileştirmek, onları baskısı altında adeta preslemek ve yok saymak gibi bir anlayış hala tahakkümünü sürdürmekte değil midir? Modern olma sevdasında olanlara ve Modernistlere de ancak bu yakışır!
Bugün kim neyin esiridir, bir kendisini yoklasa herkes, ne ile karşılaşırlar acaba? Aynaya bakmaktan korkanlar misali kendi iç âlemini sorgulamaktan gizliden gizliye korkan birçok kişi bulunduğu malum. Kendisini gerçekten sorgulayanlar, prangalarını ve etraflarında örülü kafesleri görebileceklerdir ama bu, o kadar zor olmamakla beraber görmek isteyenler kolayına bulunmayacaktır. “Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet /Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten” mısraları mazide kalalı çok oldu!
Kimlerin zincirlere vurulu olduğunu sayıp dökmek, hani denilir ya; malumu ilan etmek yani bilinenleri açıklamak gibi olur. Ne kadar hür bir insan olduğunu, başkalarından önce kişinin kendi kendisini sorgulaması gerekir. Hürriyete kavuşmanın ilk basamağıdır bu. Kuşatmanın sorumluları buna asla izin vermeyeceklerdir ama hür olmak isteyen bunu yapmak ve başarmak zorundadır. Şu çağda büyük emeklerle ördükleri modern prangaları kolayına kaldırmak istemeyenler bulunmayacaktır elbet, hele de bu kadar zahmet ve emekten sonra!
Başkalarını bilmem ama şahsen inanamıyorum insanların tamamen hür olduklarına, üstelik inanmaya kendimi zorlamama ve çok istememe rağmen! Lider insan olmanın ayıplandığı veya öyle düşünenlerin abluka altına alındığı şu zamanda bu iş nasıl başarılacak ki? Nerede ki her kesimden insana sirayet etmiş bu illetten kurtulmak o kadar kolay mı? İmkânsız olmamakla beraber, bütün mal varlığı elinden alınmış kişinin tekrar malını ele geçirmesi kadar zor bir iştir bunu başarmak bu mevcut durumda.
Ancak yeniden dünyada kıyama durmak, güçlü bir şekilde zihnen yeniden dirilmek, yeni bir soluk teneffüs etmek için bu şarttır, hür iradeye kavuşmak için. İnsanlığa yapılabilecek en büyük iyilik budur. Dürüst olduğunu söyleyebilen herkes, insanların zihinlerinden ve boyunlarından ellerini bir çeksinler de ne kadar dürüst olduklarını el âlem bir görsün bakalım.
Meydan yiğit bekliyor, haydin bakalım!
Kahramanmaraş’ın Önemli Tarihi Yerleri (2)
Şehrimizin önemli tarihi yerlerini,mekanlarını araştırarak tanıtmaya 2.yazımla devam ediyorum.Çoğumuz kendi tarihimizden ve yapıtlarımızdan maalesef haberdar değiliz.
Bu konuyla ilgili ilk yazımda paylaştığım Hatuniye Cami,İklime Hatun Camisini ve Taş Han’ı görmeyen,nerde olduğu,tarihi özelliklerini bilmeyen birçok hemşerimiz olduğunu üzülerek görüyorum.Kahramanmaraşlı vatandaşlarımızın duyarlılıkla tarihi mekanlarımızı öğrenmelerini ve sahip çıkmalarını isterim...
Geçmişi Tarih Kokan Şehrimizin Önemli Yapıtları (2)
Şeyhadil Çeşmesi
Kahramanmaraş mutasarrıflarından İsmail Kemal Bey tarafından 1913-1915 tarihleri arasında, 3X6 metre ebadında kesme taştan yaptırılmıştır. Güney cephesinde ikiz kemerli iki diş açılmış, bu kemerlerin ayaklarından çıkan ikiz sütunlarla cephe teşkilatlandırılmıştır. Doğu ve Batı cephelerinde birer kemerle açılmış nişlerle de çeşme mimarisi tamamlanmıştır.
Haznedarlı Camii (Duraklı Camii)
Duraklı Mahallesindedir. Camideki çok sayıda yazıt yapımla ilişkili değildir. Mimari ve bezemesinden XV. yy. yapısı olduğu sanılmaktadır.Ayrıca mihrabın olduğu düşünülen mermer kesme taşlardaki bezemeler de aynı yüzyıl özellikleri göstermektedir
Katip Hanı
Ulu Caminin güneyindedir. XVIII. yy.da yapıldığı sanılmaktadır.Belediye, Bakırcılar ve Demirciler Çarşılarının yer aldığı Çarşıbaşı kesimindedir. Yapının iki kapısından biri, bu çarşılara açılmaktadır. Kapıdan hole, buradan da üç yanı ahşap revaklı kare avluya geçilmektedir. Güneyi revaksızdır. Avlunun çevresinde iki katlı han odaları vardır. Batıdaki kargir, tonoz örtülü iki büyük odanın solunda sivri kemerli niş içinde çeşme ve helalar yer alır. Güneybatıda depo olarak kullanılan ortaları tek sütunlu iki oda bulunmaktadır. Bunların solundaki odadan ahıra geçilir. Hanın ikinci katı yangından sonra ahşap olarak yapılmıştır.
Hışırhan
Yıkılan eski bedestenin
Tarihi Mekanlarımıza Sahip Çıkalım….
24 araç birbirine girdi
Kahramanmaraş’ta gizli buzlanmadan dolayı 24 araç birbirine girdi.
Kahramanmaraş Yatılı Bölge Tekerek yolu Hamidiye siteleri civarında kar yağışı sonrasında gizli buzlanmadan dolayı 24 araç birbirine girdi.
24 aracın birbirine girmesi sonucunda 21 araç’ta küçük çapta maddi hasarlar meydana gelirken bazı araçlarda ise büyük çapta hasarlar oluştu. 24 aracın birbirine girmesi sonucunda bazı vatandaşlarda ise hafif yaralanmalar meydana geldi. Kaza sonrasında olay yerine 2 ambulans gelirken, yaralılar ise ayakta tedavi edildi.
Kaza sonrası ise yol bir süre trafiğe kapatılarak belediye ekipleri tarafından tuzlama işlemi yapıldı. (Haber Merkezi)
Edeler Kendi Evinde Galip
Spor Toto 3. Lig 2. Grup'ta mücadele eden Kahramanmaraşspor, kendi sahasında Küçükçekmecespor'u 4-2 mağlup etti.
STAT: 12 Şubat
HAKEMLER: Volkan Şeker xx, Tolga Bakal xx, Aykut Onar xx
KAHRAMANMARAŞSPOR: Ersel xx, Zafer xxx, Adem xx, Şadi xxx (Taha dk. 79 xx), Berkan xx, Erhan Kurt xx, Emirhan xx, Fahrettin xx, Erhan Çelenk xx (Aytaç dk. 58 xx), Metin xx, Gökhan xx (Onur dk. 65 xx)
KÜÇÜKÇEKMECESPOR: Efe xx, Bayram xx (Fırat dk. 70 x), Yıldırım x, Doğukan xx, Yalçın xx, Muhammet Mevdudi xx (Emir dk. 46 xx), İsmail xx, Ferhad xx, Enes xx, Doğan xx, İbrahim x
GOLLER: Şadi (dk. 15), Erhan Çelenk (dk. 45), Onur (dk. 75), Taha (dk. 82) (Kahramanmaraşspor), Yalçın (dk. 45), Emir (dk. 73) (Küçükçekmecespor)
KIRMIZI KART: Adem (dk. 90) (Kahramanmaraşspor)
SARI KARTLAR: Şadi, Aytaç, Zafer, Taha, Erhan Kurt (Kahramanmaraşspor), Yalçın, İsmail, Emir, Fırat, Doğukan (Küçükçekmecespor)
Maçın Özeti
Saat 13.21 : Kahramanmaraşspor Mavi forma, Beyaz Şort ile sahaya çıktı taraftarlarını selamladı.
Saat 13. 23 : Küçükçekmecespor Beyaz forma, Yeşil şort ile saha çıktılar.
Kahramanmaraşspor'da kaptan taylan mücadeleye yedek başladığı için, Sahaya takım kaptanı olarak Şadi Çolak Çıkıyor.
Saat 13.27 : Kahramanmaraşspor futbolcuları ve teknik ekip saha kenarında toplanarak, galibiyet yemini ettiler.
Karşılaşmanın Önemli anları:
Dk 1:Mücadele Kahramanmaraşspor'lu oyuncuların vuruşuyla başlandı.
Dk 3: Sag kanattan gelişen atakta Adem ortaladı, Kaleci efe şadi'den önce kontrol etti.
Dk 6: Adem Aydın sol kanattan serbest vuruş kullandı. Şadi dokundu Top filelere gitti ama yan hakem pozisyonun ofsayt oldugu gerekçesiyle golü vermedi.
Dk 10: STADTA BULUNAN YAKLAŞIK 5000 TARAFTAR kAHRAMANMARAŞSPOR'A BÜYÜK DESTEK VERİYOR.
Dk 15: GOOOLLLL Sol kanattan gelişen atakta Erhan çelenk ortaladı, Şadi Kafayı vurdu top filelerle buluştu. Şadinin golüyle Kahramanmaraşspor 1-0 öne geçti.
Golden sonra Kahramanmaraşspor taraftarları protol tribünü önüne gelerek golü Başkan Ferdun Kolat'a hediye ettiler.
dK 20: Kahramanmaraşspor golden sonra rakip kaleye daha çok yüklenmeye başladı. Karşılaşmanın yan hakemi büyük hata yapıyır Kahramanmaraşspor ataklarını ofsayt oldugu gerekçesiyle kesiyor.
Dk 25: Gökhan Aydan cezaalanı içinde topla buluştu, Kaleci geçti attıgı şut yan ağlarda kaldı.
Dk 28: Şadi Çolak Sarı kart gördü.
Dk 32: Küçükçekmeceden İsmail , İadi çolak'a yaptıgı faul sonrası sarı kart gördü.
Dk 38: Küçükçekmecespor'dan Yalçın sarı kart gördü.
Dk 44: Gol Yalçın 1-1
Dk 45: Gol Erhan Çelenk Kahramanmaraşspor 2-1 öne geçti
Golden sonra Kahramanmaraşspor yedek kulübesinden Aytaç sarı kart gördü.
Müsabakaya oynanmayan süre olarak 2 dakika eklendi.
Uzatma dakikalarında gol olmayınca ilkyarı 2-1 sona erdi.
Küçükçekmecede Muhammed çıktı, Emir oyuna girdi.
Karşılaşmanın 2. Yarısı başladı.
Dk 46: Küçükçekmece atagında Yalçın ofsaytta kaldı.
Dk 51: Kahramanmaraşspor Atagında sol kanattan Berkan ortaladı, Müsayit pozisyonda Gökhan topa dokunamadı.
Dk 58: Kahramanmaraşsporda Erhan Çelenk çıktı, Aytaç deniz girdi.
Mücadelini ikinci yarısında 15 dakika geride kaldı. Karşılaşma orta sahada geçiyor.
Dk 65: Gökhan Çıktı. Onur Berber oyuna girdi.
Dk 70: Sol kanattan gelişen Kahramanmaraşspor atagında Aaytaç rakibini geçerek ortasını yaptı, Onur topu kontrol edemeyince Kahramanmaraşspor mutlak bir golden oldu.
Dk 70: Küçükçekmecede Bayram Çıktı, Fırat oyuna girdi.
Dk 73: Gol Emir Durum 2-2 oldu.
Dk 75: Gol Onur Berber Kahramanmaraşspor 3-2 öne geçti.
Dk 81 : Kahramanmaraşsporda Zafer sarı kart gördü.
Dk 82: Orta sahadan onur berber mükemmel bir top gönderdi. Adem topu aldı ortasını yaptı. 46 forma numaralı Taha topu kalecinin altından filelere göndererek Kahramanmaraşspor'u 4-2 öne geçiren golü attı.
dk 84: Hakem kartlarını havada uçuruyor. Kahramanmaraşsporda Adem, Taha ve Erhan Kurt sarı kart görürken, Küçükçekmeceden Emir ve Fırat sarı kart gördü.
Dk 87: Onur Berber sert vurdu top auta gitti.
Dk 89: Onur berber ortaladı, Taha topa dokunamadı.
Karşılaşmanın hakemi oynanmayan süre olarak 4 dakika gösterdi.
Uzatma dakikalarında Kahramanmaraşsporda Aadem 2. sarı karttan kırmızı kartla oyun dışı kaldı.
Kahramanmaraşspor sportif direktörü ilter kasap Hakem tarafından tribüne gönderildi.
Uzatma dakikalarında başka gol olmayınca Kahramanmaraşspor mücadeleden 4-2 galip ayrıldı. (Mesut Yenipınar)Bekçiyi dağcılar kurtardı
Kahramanmaraş'ın Ahir Dağı Sulutarla Mevkii'nde 3 gündür mahsur kalan ve sobadan zehirlenen bir kişi, Ahir Dağı'na kar yürüyüşü yapan dağcılar tarafından evinin önünde baygın halde bulundu.
KADAK Başkanı Sait Kılıçsallayan, Ahir Dağı Karagöl Mevkii'ne kar yürüyüşleri olduğunu, Sulutarla mevkiine geldiklerinde karlar üzerinde halsiz yarı baygın şekilde bir kişinin yattığını görünce durumu 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdiklerini söyledi.
Yerden yatan kişinin bağ evlerinde bekçilik yapan Şahin Karadağ olduğunu belirten Kılıçsallayan, ''Karadağ'ın durumunu hemen 112 ekiplerine bildirdik. Daha sonrada dağcı arkadaşlarımızla birlikte Karadağ'ı omuzumuzda
Doktorların, Şahin Karadağ'ın, zehirlenme ve donma teşhisiyle yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam ettiğini bildirdiklerini ifade eden Kılıçsallayan, ''Dağdaki bağ evlerine bekçilik yapan ve 3 gündür mahsur kalan Karadağ'ın, erzağı bitmiş. Yollar kapalı olduğu için irtibat kuramamış. Birde soba zehirlenmesi yaşamış. Gördüğümüzde baygın halde halsiz bir şekilde yatıyordu. Yardım çağrısına cevap bulamamış'' diye konuştu. AA
Kapanan yollarda umut oldular
Kahramanmaraş'ta İl Özel İdaresi ekipleri, Kahramanmaraş'ta yer yer 3 metreyi bulan karlı yolları açarak, bazen hamile bir kadına, bazen de hastalanan bir çocuğa umut oluyor
Yurtta yaşamı olumsuz yönde etkileyen kar yağışı, özellikle kırsal bölgede yaşayan vatandaşların yaşamını güçleştiriyor. Kapanan birçok köy yolu açma çalışmalarını ise Özel İdare ekipleri yürütüyor.
Kahramanmaraş'ta Özel İdare iş makinesi operatörleri, kapanan köy yollarını açmak için büyük fedakarlıklarla gece-gündüz demeden çalışıyor.
Tonlarca ağırlıktaki iş makinesi ile yollara düşen operatörler, yaşadıkları onca zorluğa rağmen halkın yardımına adeta ''hızır'' gibi yetişiyor.
Operatörler yolları açarak bazen hamile bir kadının, bazen de hasta bir çocuğun sağlık kuruluşuna ulaşmasını sağlıyor.
İş makinesinin tek kişilik kabininde karlı yolları açmak için büyük mücadele veren işçiler, bazen evlerine günlerce gidemiyor.
24 yıldır iş makinesi operatörlüğü yapan 54 yaşındaki Niyazi Nacar, işini çok sevdiğini ve özellikle kışın vatandaşlara yardımcı olduğu için kendini çok mutlu hissettiğini söyledi.
Büyük iş makinelerini kullanmanın tecrübe gerektirdiğini ifade eden Nacar, ''Bu yıl gerçekten yüksek kesimlere inanılmaz kar yağdı. Dolayısıyla karla birlikte köy yolları ulaşıma kapandı. Bizim işimiz de bu yolları ulaşıma açmak. Zor bir işimiz var. Ama memnunum. Bazen hiç uyumadan 24 saat çalıştığımız oluyor. En büyük mutluluğumuz ise yolu açtıktan sonra vatandaşlarımızdan gelen bir küçük teşekkür'' dedi.
Nacar, çalışmaları sırasında zaman zaman çeşitli tehlikelerle karşılaştıklarını, bazen yırtıcı hayvanların araçların önüne kadar geldiğini belirtti.
Yoğun kar yağışı olduğu dönemde evlerine gidemediklerini ve köydeki vatandaşların kendilerini misafir ettiğini dile getiren Nacar, hastaların nakli söz konusu olduğunda işleri daha da hızlandırmaya ve yolu bir an önce açmaya çalıştıklarını vurguladı.
Kahramanmaraş İl Özel İdaresi Yol Müdürü Yavuz Dokumacı ise çalışanlarının kış ayında büyük fedakarlıkta bulunduğunu söyledi. Kendilerine bağlı 24 greyder ve 14 dozer operatörünün çalıştığını ifade eden Dokumacı, işçilerin yoğun kar yağışı olduğu dönemde vatandaşların umudu olduğunu kaydetti. AA
Burcu için seferber oldular
Kahramanmaraş'ın merkeze bağlı Çukurhisar köyünde kardeşiyle oynarken soba maşasıyla gözünden yaralanan 6 yaşındaki çocuk, kar yağışı nedeniyle sağlık ekipleri köye ulaşamayınca askeri helikopterle hastaneye ulaştırıldı.
Alınan bilgiye göre, Çukurhisar'da kardeşiyle oynayan Burcu Çelik (6), soba maşasıyla gözünden yaralandı.
Çevik'in yakınları Kahramanmaraş Sağlık Müdürlüğünden yardım istedi.
Kalınlığı yer yer 3 metreye ulaşan kar yüzünden 112 Acil Servis ekipleri köye ulaşamadı.
Bunun üzerine, Kahramanmaraş Valiliği, Malatya 2. Ordu Komutanlığından yardım istedi.
Malatya'dan gönderilen askeri helikopterle Kahramanmaraş'a getirilen Çevik, daha sonra ambulansla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.
Kahramanmaraş Sağlık Müdürü Dr. İlker Çitil, kış şartları nedeniyle ambulansın köye ulaşamadığını, bunun üzerine Türk Silahlı Kuvvetlerinden yardım istediklerini belirtti.
Çitil, Çevik'in sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. AA
Düdüklü Tencere
Eski Kahramanmaraş evlerinde, hacet olarak boy, boy kazanlar olurdu. Şimdilerde apartman hayatımız yoğunlaşınca bu kazanlar ya telef edildi, ya da bağ evlerine taşındı. Sağolası hırsızlar da, bakırın para etmesinden dolayı, bağ evlerini teker, teker ziyaret ederek bakır kazanlarımızı temizliyorlar. Adamlar kamu hizmeti görüyorlar. Atıl vaziyetteki kazanlarımızı ekonomiye kazandırıyorlar. Adamlara müteşekkir olmak lazım.
Küçükten büyüğe bu kazanlar; kuşkana, kelle kazanı, don kazanı, masere kazanı diye adlandırılır. İşlevleri ayrı ayrıdır. Söz gelimi, kuşkanada, tavuk, hindi türü kümes hayvanları ve pilavları pişirilir. Kelle kazanında kelle pişirilir. Don kazanında, çamaşır suyu ısıtılır, küçük çapta pişirimler ve şıra yapılır. Masere kazanında; bulgur kaynatılır, tarhana pişirilir pestil, bastık çalınır. Masere kazanına zahire tutma zamanında çok ihtiyaç duyulduğu için, rahmetli ninemin bir masere kazanı vardı, eski yazı, kenarında,’’ Fatma hatun hayratı’’ yazılıydı. İhtiyacı olan mahalleli teklifsiz alır, kullanır tekrar getirirdi. Kazan ev, ev gezerdi. Mevsim sonunda rahmetli ninem kazanı kalaylatır, ertesi yıl için kullanılmak üzere evimizin zahireliğine kaldırırdı. Bu kazanımızı bağa götürmezdik. Bir diğer kazanımızı şıra için bağa götürürdük.
Evlerimizde kelle paça genelde kurban bayramında olurdu. Üttürülen, kurban kellesi ve ayağı kelle kazanına konur, saç ayağının üzerine oturtulur, yavaş, yavaş kefi alınarak pişirilirdi. Ateşte pişen kelle paçanın lezzeti bir başka olurdu. Teknoloji gelişti; düdüklü tencere ve büten gaz ocakları çıktı. Kelle kazanının yerini de düdüklü tencere aldı. Çabuk ve tasarruflu olduğu için tercih edilir oldu. Gene bir kurban bayramında, rahmetli ninem, temizlediği kelle ve ayakları düdüklü tencereye koyup, büten gaz ocağının üzerine koymuş. O mübarek tencerelerin supapları var. Belli bir basınçtan sonra supapları açılır ve düdük sesi çıkarır. Bizim tencerenin supabı tıkanmış. Kaynarken, kaynarken basınç olarak istiap haddini aştığı için, mutfağımızdaki korkunç bir patlama sesi ile irkildik. Mutfağa vardığımızda, düdüklü tencerenin kapağı fırlamış, tenceredeki bütün paça olacak nevaleler tavada, duvarlara sıvanmış. İyi ki patlama anında yanında kimse yokmuş. Geçirdiğimiz kaza için Allah’a şükrettik. Çok ucuz bir kaza atlattık. O gündür, bu gündür evimizde düdüklü tencerede bir şey pişirilse korkar, çekinirim.
İnsan için; tabiatta olan fiziki olayların çok ibret alınacak tarafları olduğuna inanırım. Yeter ki ders çıkarmasını ve ibret alınmasını bilelim. Ülkemiz de bir düdüklü tencereye döndü. Her şeyi içine dolduruyoruz. Mit Müsteşarının yargılanabilmesi için çıkarılan yasa, Silivri’deki yargılama süreci, hala içeriği doldurulamayan sivil anayasa çalışmaları, DSP’nin ipe sapa gelmez söylem ve istekleri, PKK’nın şehir yapılanmasına ilişkim KCK faaliyetleri, fesat karıştırılan ihale yolsuzlukları, güvenlik güçlerimizdeki ikilem, TFF’nin açmazları ve şike olayları, Suriye bilmecesi, ana muhalefet partisindeki tutarsızlıklar say sayabildiğin kadar. Tencerenin kapağı sıkı, sıkı kapalı. Verdik altına harlı ateşi. Allah encamını hayreylesin. Bir gün güm diye patlayacak, çevreye saçılan necasetin altında kalacağız.
Geleceğe güvenle bakmak, iyimser olmak güzel erdem… Ama her geçen gün bir evvelinden daha kötü geliyor. Ekonomik iyileşmeler, standartların yükselmesi bir ikindi güneşi gibi içimizi kısmen ısıtsa da bizlere geleceğe güvenle bakmamıza yetmiyor. Varlık eldeyken varlığın kıymetini bilinmelidir. Verilen nimetin kadri ve kıymeti bilinmezse Cenab-ı Allah onu elimizden alır.
Bu necip milletin içinden çıkan evlatları, patlamaya ramak kalan bu düdüklü tencerenin üzerine soğuk su boca ederek, onun basıncını sıfırlayacak, onu açıp içindekileri teker teker çıkarıp necaset olmaktan uzaklaştıracak liyakat ve basirettedir.