Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
M. KEMAL ATİK
- -
14.11.2017 - 22:23

Şeyh- Mürit İlişkisi

Miladi VIII-X yüzyıllarda, insanlarla birlikte iş yapmayı, yan yana muntazam işleri (ustalık, perakende satıcılık gibi) yürütmeyi terk ederek kendilerini zahitlik ve mistik dindarlığa veren mesleki dervişler / sûfiler çıktı. Mesleki sûfilere fakir (Arapça yoksul) veya derviş (Farsça yoksul) adları verilmiştir. Fakir ve derviş kelimeleri geniş bir anlamda sûfi kelimesinin eş anlamında kullanılmıştır.

 Dervişlerin çoğu vakıf (hayır sahiplerinin vasiyeti ile inşa edilen) evler ile varlıklı/soylu insanların kabirlerinin yanı başında yapılan konak, ribat, zaviye, tekke ve yurtlarda daimi veya muvakkat olarak yaşamışlardır. Bu yerlerin/yurtların çoğu şehirlerde inşa edildiğinden, şehirde bulunan sûfi toplulukları IX-XI yüzyıllarda hüner menliği (ustalığı), esnaf loncalarını, ustalık binalarını kurmakla yaşamışlar; manevi reislik/şeyhlik/halifelik adıyla özellikle yurtlarda sûfi topluluklarını teşkil etmişlerdir. Gençler hayatlarını derviş yoluna bağışlamak amacıyla kendilerini manevi rehber/danışman olarak kabul etmişler, yurtların başkanları olmuşlar ve kendilerine “şeyh” (Arapça: büyük, yaşlı) ve pir (Farsça: yaşlı) adı verilmiştir.

 İnsan kendini “şeyh” ten aşağı koymuşsa ona mürit (Arapça: izleyen, taraftar) denmiş; müride nispet olarak şeyhe de mürşit (Arapça: reis, rehber) veya üstat adı verilmiştir; Farsçası hocadır. Mürit, manevi mükemmelliği kazanmak için şeyh-mürşit rehberliğiyle uzun süre zahitlik ve dalgın hayatı izlemiştir. Müridin, şeyhin isteğine büsbütün boyun eğerek, onun öğrettiklerini anlamlı mı anlamsız mı? Münasip mi münasip değil mi? Diye sormadan kabullenmesi ve yerine getirmesi gerekirdi. Şeyh müridin elinde mevtayı / ölüyü yıkayanın elindeki ceset gibidir. Bu durum sûfinin Allah’la olan ilişkisini açıklayan düstur ile değişmiş oluyordu. Zira Zü’n-Nûn el-Misri (ö. 860)’nin vecizesine göre: “Müridin şeyhe gösterdiği itaati, Allah’a olan itaatinden de yüksektir. Hocasız ruhanî mükemmelliğin ve sûfi yolunun kazanılması mümkün değildir. Herhangi birinin Hocası yoksa Şeytan onun hocasıdır.”





Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
Allah Sevgisini İlk Terennüm Eden Kadın Sûfi
SONRAKİ YAZI
Sûfizmin Çıkış Yeri



DİĞER YAZILARI
  
   
1.Cinsellik Tutkusu...Devamı
21.2.2018 1 tarihli yazısı.
2.Terör Örgütlerini İçten İçe Destekleyenlerin Hedefi...Devamı
14.2.2018 2 tarihli yazısı.
3. Milletin Temsilcileri, Kör Ve Azgın Öfkeleri...Devamı
8.2.2018 21 tarihli yazısı.
4.Teröre Aman Yok...Devamı
30.1.2018 2 tarihli yazısı.
5.Anadolu Erenlerinden GönülleriBirleştiren Öğütler...Devamı
19.1.2018 2 tarihli yazısı.
6.“Bilgi Edininiz, Bilgi Sizi Kölelikten Kurtaracaktır"...Devamı
10.1.2018 2 tarihli yazısı.
7.Kadına Yönelik Şiddeti haklı Gösteren Dini Metinler...Devamı
27.12.2017 tarihli yazısı.
8.Hallaç Ve Bir Bedende Yaşayan İki Ruh...Devamı
14.12.2017 tarihli yazısı.
9.Hallac ve Teorik Düşüncenin Başlangıcı: Hallac-ı Mansur...Devamı
29.11.2017 tarihli yazısı.
10.Allah Sevgisini İlk Terennüm Eden Kadın Sûfi...Devamı
23.11.2017 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : j0YCG 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 14.11.2017
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2018   

http://www.yorumgazetesi.com/

[email protected]  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim