Çarşamba, 15 Şubat 2012 10:14

Ne kalem var ne kağıt!

Somali’de Açlık Tehlikesi Yaşayan Diğer Afrika Ülkelerine Yardım Kampanyası'nın yanı sıra Kahramanmaraş’tan yardım eli uzandı. Açlık sıkıntısı çeken Somali’deki halk, eğitimlerini ise kalem kagıt yerine kömürü biten pil ve tahtalarla yapıyorlar.

Somali’de Açlık Tehlikesi Yaşayan Diğer Afrika Ülkelerine Yardım Kampanyası'nın yanı sıra Kahramanmaraş’tan yardım eli uzandı. TİKA izni ile 3 Aralıkta başlatılan ve 13 Aralık’ta son bulan İHH vakfının işbirliği ile yürütülen yardım kampanyasına Türkiye’den 1 Uzman Doktor ve 2 hemşire katıldı.

Somali’de Açlık Tehlikesi Yaşayan halka yardım kampanyası için giden Kahramanmaraş’tan giden Uzm.Dr. Emrullah Kirişçi, ‘Aralık ayında Somali’nin DABAA şehrine 3 kişi katıldık, gördüğümüz manzaralar karşısında, kendimizi tutamadığımız zamanlar oldu’ dedi.

Gönüllü olarak Somali’nin Dabaa Şehrinde 20 günlük kamp sırasındaki zorlukları anlatan Kirişçi, Türkiye’den katılan iki hekim olarak toplam 1675 hastayı günlük periyotta muayene ettiklerini dile getirdi.

Uzm. Dr. Emrullah Kirişçi; konuşmasının devamında ise sözlerini şu şekilde sürdürdü; “İHH tarafından kiralanmış konaklama yerinde kaldık.13 km’yi konvoy halinde giderek, yeni kurulmuş sağlık ocaklarını ve hastaneleri gezme şansı yakaladık. Her gün bir gün öncesi en fazla giden ve ihtiyaç olarak belirlenen ilaç listesi Dabaa’taki eczanelerden satın alınarak gereken hastalara sunuldu. Bahreyn ve Endonezya’dan programa katılan hekim arkadaşlarla beraber günde ortalama olarak 800–900 hasta, toplamada ise Türkiye’den katılan iki hekim olarak 1975 hasta 9 günlük periyot sonunda muayene ettik. 30 civarında pansuman ve 100 civarında enjeksiyon yaptık. Bunların yanı sıra 35 hastayı 20 günlük süreçte gözlemde tuttuk.”

“Sosyal yardım konularında sağlık personelleri tecrübe kazanmış oluyor. Ayrıca deprem kuşağında olan ülkemizi ilgilendiren durumlarda da istihdam edilebilecek tecrübeli bir gönüllü kitlesi oluşmuş oluyor. Yurt dışında ki bu tarz görevler ülkemizin tanıtımı, ya da görev alanlar döndüklerinde hayata bakışları ve ülke sınırlarının artık ne kadar dar olduğunu, mutlaka dışa açılmanın gerekli olduğu kanaatine varıyorlar.”

VARLIĞIMIZ GÜVEN VERİYOR

“Bizim varlığımız Somali halkına güven veriyor. Gönüllü gelen hekimler, bakılan hasta sayısını artırmak ve destek olma adına orada olmalılar. Hastane her gün hizmet verecek durumda ve en azından küçük acil müdahalelere açık olması gerekiyor. Hastalarımızın asıl şikayetleri ishal, kusma, bulantı, halsizlik, kulak akıntısı ve göz bulguları idi. Bununda sebebinin kullanılan kirli su olduğu çok açık. Su problemi çözüldüğünde, suyla geçen bulaşıcı hastalıklar önlenecektir. İnsanlar su ile gelen hastalıklardan dolayı kırılıyor. Halk çok zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Temiz su ve gıda en önemli iki sorun.”

BÜROKRATİK ENGELLER ENGELLİYOR

“Sadece yaşamaya çalışan ve hayatları çadırlarda geçen bu insanların, yokluk içinde bir durumda hayatlarını sürdürüyor olmaları çok hazin. Su, gıda ve sağlık hizmetleri dışarıdan yardımla devam ediyor. Bu ihtiyaçların mutlak sağlanması gerekiyor. Ülkeler arasında ki bürokratik engeller, yardımların zamanında ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor. Garissa ile Dabaa yolu çok kötü ve ulaşım nerede ise durmuş vaziyette. Yardıma gelen tırların çoğu çamura saplanıp yerlerinden çıkamıyorlar. Bunların yanı sıra Arapça ve Kur’an dersi alan öğrencilerin ne kalemleri ne kâğıtları bulunuyor. Bunun yerine odunu biten pillerin içindeki kömürü sulandırılarak tahtaların üzerine, tahta çubukla yazarak öğreniyorlar. Bu bölgedeki tüm çocuklar Kur’an okumayı hem ezbere biliyor hem de yazıyorlar. Somali’deki geleneklerini bu zor şartlara rağmen devam ettiriyorlar” dedi.

(Haber: Alper GÜLTEPE)

 

Yorum yapın

(*) İşaretli alanları lütfen doldurunuz.

TÜRKİYE GÜNDEMİ