Anasayfam Yap  Sık Kullananlara Ekle Künye Arşiv Reklam
BELEDİYELER
EĞİTİM KÜLTÜR
EKONOMİ
GÜNDEM
RESMİ İLANLAR
RÖPORTAJLAR
SAĞLIK
SİYASİ
SPOR
YAŞAM
MAHMUT NEDİM TEPEBAŞI
[email protected] -
30.8.2017 - 12:22

AHMET TEVFİK PAKSU
Bir dönemin “ Hacı Abi”si Ahmet Tevfik Paksu, 28.08.2017 tarihi itibarıyla vefat etti. Aynı gün ikindi namazını müteakip İstanbul’da kılınan cenaze namazı ardından, “Benim cenazemi Maraş’a götürün!” vasiyeti üzerine Kahramanmaraş’a getirilen merhum, 29.08.2017 günü öğle namazını müteakip Ulu Cami’de kılınan cenaze namazından sonra, Şeyh Adil Mezarlığında toprağa verildi. “Benim cenazemi Maraş’a götürün!” vasiyeti, bir şekilde akrabalık bağımız bulunan, merhumun kızı vasıtasıyla edindiğimiz bir bilgidir. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun inşallah.

Ahmet Tevfik Paksu yani Hacı Abi ile birkaç kere görmüşlüğümün dışında, hemen hiçbir yakın ilişkimiz olmadı. Ben onu, belki de ortaokul dönemi öğrenciliğimiz yıllarından, bazı yönleriyle, daha doğrusu ilkeli duruşuyla, çok uzaktan, az miktar tanıdım. İlk defa ismini, yanılmıyorsam bir ara seçimi münasebetiyle, Maraş Senatörlüğü için Adalet Partisi’nden aday oluşuyla duymuştum. O, ikinci sırada olduğu için seçimi kazanamamıştı diye hatırlıyorum. Yine yanlış hatırlamıyorsam bir sonraki seçimde, aynı partiden senatör seçilmişti.  İşte bu seçimler vesilesiyle bizim evde adından söz edildiği için Hacı Abi’yi ilk defa uzaktan tanımış oldum.

Çocukluk yıllarımız denilen bu gıyabi tanımışlıktan sonraki zamanlarda merhum, bir miktar ilgi alanıma girmişti. Ahmet Tevfik Paksu’nun bacanağı olduğunu duyduğumuz Çorapçı Nadir lakabıyla bilinen Nadir Çalkaya’nın, Bakırcı Çarsısı-Belediye Çarşısı-Çarşıbaşı yol kavşağında yani Bakırcılar çarsından Belediye Çarşısı’na doğru çıkarken tam karşıya gelen yerde, çorapçı dükkânı vardı. O zamanlarda yine adını yanlış hatırlamıyorsam İTTİHAD adında, nurcu cemaatinin, herhalde haftalık olarak çıkardığı bir gazete vardı. Nadir Çalkaya bu gazeteyi, işyerinin dış tarafında teşhir ettiği ürünlerinin üzerinde sergilerdi. “Ahmet Tevfik Paksu, Senato Meclisi kürsüsünden, besmele ile başladığı konuşmasında…” türünden başlıkların atıldığı bu gazeteyi, herkes gibi benim de sergilenmiş hâliyle görmüşlüğüm vardır. Oldum olası, topluluklara olan mesafeli duruşumdan dolayı A. Tevfik Paksu ile ilgili o dönemden hatırladıklarım sadece bu tür gazete manşetleridir. Burada şunu söylemek istiyorum ki; bu toplum, Ahmet Tevfik Paksu’yu, İslamî söylemin Meclis kürsüsündeki ilk temsilcisi olarak tanımıştır. Zannederim halk arasındaki en belirgin bilinen tarafı da budur. 

Milli Selamet Partisi kurulduktan sonraki ilerleyen yıllarda, Tevfik Paksu’yu, Maraş milletvekili olarak biraz daha yakından tanımış olduk. MSP kurucuları arasında olup olmadığını bilmiyorum ama MSP koalisyon hükümetinin Çalışma Bakanı olduğunu hâliyle biliyorum. Bakanlık binasının Kocatepe Camiine yakın oluşundandır belki, caminin daha bodrum katında ibadet yapıldığı yetmişli yıllarda yani bakan olduğu sırada onu, peşinde koruma ordusu olamadan, doğal ve yalın haliyle, bir Cuma namazı için gelip hemen yakınımıza oturduğunu, namazı beklediğini ve namaz kıldığını görmüştüm.

Bir süre sonra, aralarında ne geçtiğini hâlâ bilemediğim ve öğrenemediğim, öğrenmeyi de merak etmediğim bir sebepten dolayı bakanlıktan istifa etmiş olması da onunla ilgili aklımda kalanlardan başka bir konudur. O, istifasını verdiğini, partinin genel başkanı ise dinlenmekte olduğunu, basın mensuplarının bu gelişmelerden sonra tekrar bakana durumu sorduklarını, onunsa istifasını verdiğini kesin bir şekilde ifade ettiğini ve istifasını geri almadığını biliyorum. O, bu davranışıyla hem sözünün arkasında durmuş hem de hiçbir surette kararından dönmeyen tavrıyla, istikrarlı oluşuyla ve koltuğa sevdalı olmayışı ile nerede ki ilk ve tek siyasetçi olarak tarihteki yerini almıştır.

Tam olarak tarihini bilemediğim seksenli yıllarda, bazı arkadaşlarla birlikte olduğumuz bir yere Ahmet Tevfik Paksu da ziyarete gelmişti. Halk arasında adına altmış beş yaş aylığı denilen yasa o yıllarda yürürlüğe girmişti. Maaş günü, Şazibey Camii yakınındaki Ziraat Bankası şubesi önünde uzun kuyruklar oluşuyor, yaşlı insanlar belki de saatlerce, perişan bir vaziyette orada bekliyorlardı. Aramızda bulunanlardan birisi bu duruma atıfta bulunarak, tamı tamına olmasa da; “Üç aylık, altmış lira para için insanlar rezil ve perişan ediliyor, hükümetse bunun üzerinden propaganda yapıyor.” gibisinden eleştiride bulunuyordu. Hacı Abi, konuya müdahil olmadan, aralarında dostluk olduğunu bildiğim, o mekânın yetkilisi ile bir tarafında oturarak bir süre sohbet etmişlerdi. Hacı Abi gittikten sonra, o mekânın yetkilisi, yaşlı aylığı alan kişiler arasında, aylık yirmi liraya muhtaç çok sayıda kişilerin olduğunu ve o paranın onlara çok kuvvetli bir destek sağladığını onun ağızından bir pasaj olarak orada bulunanlara nakletmişti. Olayları ve durumları değerlendirirken, politik değerlendirmelerden uzak kalınması gerektiğini ve gerçekçi olmak gerektiğini, o gün yine merhum bakanın bu değerlendirmesinden anlamıştım. O gün için bir ekmek elli kuruştu, doğru ya yirmi lira hiç değilse o kişiler için bir aylık ekmek parasıydı. Hatta o yetkili, Hacı Abinin, bu kişilerin duasıyla yasayı çıkaran kişinin ayakta kalıyor olabileceğini ifade ettiğini de söylemişti, nitekim de öyle olmuştu. 

Aklımda kalanlardan en önemlisi ise onun, ilkeli ve cesur bir kişiliğe sahip olduğu idi, ilkeli ve cesur olmak en büyük başarı idi.

Ölümü tadacak her nefis gibi eski bakan da ölümü tadarak bu dünya hayatını tamamlamış oldu. O, iş ve bürokratik hayatı sebebiyle, yıllarca şehrinden uzak kalmasına rağmen, Maraş’a defnedilmesini vasiyet eden ender kişilerden biri olarak da anılacaktır artık.

Bilmediğimiz yönleri, özellikle de kişilerin mahrem hayatları bizi ilgilendirmez, güzelliklerle hatırlanmak ve anılmak isteyen herkes için belki bir örnek olur diye ben buraya gördüklerimi ve bildiklerimi yazdım.

Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum onun için ve herkes için.




Etiketler :
ÖNCEKİ YAZI
SONRAKİ YAZI
ÖLÜM ÜZERİNE



DİĞER YAZILARI
  
   
1.AHMET TEVFİK PAKSU...Devamı
30.8.2017 1 tarihli yazısı.
2.ÖLÜM ÜZERİNE ...Devamı
22.8.2017 2 tarihli yazısı.
3.KADİR GECESİNİ ANLAMAK...Devamı
19.6.2017 1 tarihli yazısı.
4.Hakkı Korumak Haksızlıkları Ortadan Kaldırmakla Olur...Devamı
12.6.2017 1 tarihli yazısı.
5.KAHRAMANMARAŞ’TA TRAFİK...Devamı
17.10.2016 tarihli yazısı.
6.RAMAZAN FIRSATI...Devamı
6.6.2016 14 tarihli yazısı.
7.DUA MI BEDDUA MI...Devamı
16.5.2016 1 tarihli yazısı.
8.MİLLET OLMAK...Devamı
14.3.2016 1 tarihli yazısı.
9.Maraş ve Kahramanlık...Devamı
9.2.2016 17 tarihli yazısı.
10.Herkesin Bir Dayanma Gücü Vardır...Devamı
29.1.2016 1 tarihli yazısı.
FACEBOOK YORUMLARI
YORUM YAZ
Nick :
Yorum :
Güvenlik Kodu : JGb5O 
 
   
YORUMLAR
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılamadı...


Eklenme Tarihi : 30.8.2017 -
Güncelleme Tarihi :
Sitene Ekle :



  Yorum Gazetesi
Copyright © 2017   

http://www.yorumgazetesi.com/

[email protected]  
Haber Kategoriler

  • BELEDİYELER
  • EĞİTİM KÜLTÜR
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • RESMİ İLANLAR
  • RÖPORTAJLAR
  • SAĞLIK
  • SİYASİ
  • SPOR
  • YAŞAM


  • Künye
  • Reklam
  • Arşiv
  • Sitene Ekle
  • İletişim